Vüsale

... Hepsinden daha önemli olarak, gerçekleşmesini arzuladığımız hedeflerle aramızda kümeleşen karşı konulmaz güçlerin görüntü­sünden doğabilecek yüreksizlik ve beceriksizlik duygularından ka­çınmalıyız. Bu konuda başarıya ulaşabilmek için, siyasal güçlerin kamuoyu tarafından desteklenmedikçe etkinlik kazanamayacakla­rını; kural olarak da kötülüklerin kamuoyunca desteklenmesine yalnızca bilgisizliğin yol açtığını hatırlamak yeterli olacaktır. Karşılıklı düşmanlıklar, çılgınlıklar ve asılsız görüşler arasında, gerçeklere yol açarak onların toplum çoğunluğuna ulaşmalarını sağlamak; ya da düşünceleri tutkular yerine verilere göre geliştir­me alışkanlığını yaymak güçtür. Ama gerçekte insanlığın umut­ları herhangi bir siyasal iksire değil, bunlara dayanmaktadır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Deneyimler göster­mektedir ki, kadınlar ekonomik yönden bağımsızlıklarına kavuşun­ca eski tip evlilik düzeninin baskısına boyun eğmemekte; tek er­keğe bağlı kalmayı da istememektedirler. Bugün için geleneksel ahlak kurallarını destekleyenlerce uygulanan baskılar, örtbas etmeler; söz konusu eğilimin gelişmesini bir dereceye kadar engelleyebil­mektedir. Ama endüstrileşmenin yol açtığı eğilimlerden birisi ol­ması dolayısıyla bu değişiklik zamanla hızlanarak gerçekleşecektir
Kitap okuyanlar zamanını boş yere harcıyor diye görülür; bu­na karşılık kağıdı üreten, kitapları basan, ciltleyen, kitapları kay­dedip kütüphanelerde saklayan ve koruyanlar; bunların hepsi de, yararlı ve değerli iş yapıyor diye görülürler.
Ekonomiden de, bütün gün onu düşünmeye gerek duymadan yararlanabilmeliyiz. Yaşamak için gereksindiğimiz şeyler, toplumdaki kadın - erkek her­kesin günde birkaç saatlik çalışmalarıyla sağlanabilmelidir. Asıl geri kalan zaman sanata, bilime, sevgiye, ormanlarda gezmeye, kırlarda güneşli havada dolaşmaya ayrılabilecek saatler, önemli ol­malıdır. Ne var ki makineleşmiş bir Utopyalı1 bütün bunlara değer vermez. O, rüyalarında malların gittikçe daha kolay üretildiği; üretilen bu malların ise onlardan nasıl yararlanacaklarını düşüne­meyecek kadar yorgun ve bezgin işçilere tarafsız bir adaletle da­ğıtıldığı bir dünya görür. O, insanların boş zamanlarında neler yaptıklarını ne bilir, ne de bununla ilgilenir. Ona göre insanlar boş zamanlarını, olsa olsa, tekrar iş vakti gelene dek uyuyarak geçir­melidirler.
Şimdilik yalnızca ekonomik düzen değişikliklerini savunanları, rakiplerinin 'Yanlışlarını benimsemele­ri tehlikesine karşı uyarmak isterim. Bu tehlike, malları insanların hayatlarını özgürlüğe kavuşturacak araçlar olarak görmek yerine, insanları mal üreten araçlar olarak görmektir. İnsan hayatı yalnızca karnı tok sırtı pek olmak değildir.