vusiican

vusiican
Yaseminler üstüne yemin ederim...
Saçma bütün bunlar. Hiçbir şey düzgün değil. Dünyamız, birbirine uymayan çarklardan kurulu. Bunun nedeni gereç eksikliği değil, saatçi. Saatçi yok.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Daldığım düşten uyanıyorum. Mutlak bir boşluk var şimdi. Korkunç bir yaşlanma var. Yalnız bir ses...
Vücudum, gündüz bir ıstırap kaynağı haline gelebilir, haksız yere paramparça olabilirdi. Vücudum, gündüz benim malım değildi. Elimden alınıyordu. Bana sormadan birtakım yerlerini kesip atabilir, bütün kanını boşaltabilirlerdi. Çünkü savaş, vücudunuzu sizin malınız olmaktan çıkarır, yedek âletler deposu haline getirir.
Ousa savaş serüven falan değil, bir serüven taslağı. Serüven, yarattığı ilintilerin zenginliği, doğurduğu sorunlar ve önayak olduğu yaratışlarla değer kazanır. Yazı tura oynarken bir yana ölümü, bir yana yaşamı koymak, bu oyunu serüven haline getirmeye yetmez. Savaş bir serüven değil. Savaş bir hastalık. Tifüs gibi bir şey.
Şu anda, güzel bir kadın gibi kendimizden emin, buz taneciklerinden yapılmış duvağımızı sürüyerek, kaderin çizdiği yolda ilerliyoruz... Şu dönüş, kendinden emin güzelin ardından koşan erkeklerle dolu gökyüzünü de peşimizden sürükleyecek... Düşler kadar güzel kadın dönüşünü tamamlayamıyor.