vusiican

vusiican
Yaseminler üstüne yemin ederim...
Yüzünü görmedim resimlerinden tanıyorum Gözlerinden belli bir çığlığı sakladığı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Geçmişin karanlığına dalmaktan, gölgemizle yüzleşmekten başka çaremiz yok. Yaralarımız da köklerimiz de o karanlığın içinde. Elimizi en derine daldırıp balçığa bulayacağız. Yaralarımızı deşeceğiz kanata kanata, içlerinden oluk oluk irin akacak. Biraz kirlenecek üstümüz başımız belki ama iyileşeceğiz. Köklerimizi bir yakaladık mı bırakmayacağız. En bereketli topraklara yeniden gömeceğiz kendimizi. Gün gelecek, tohumlar saçacağız. Daha da geç olmadan, zaman sel olup, bizi elimizde bir tasla susuz bırakmadan.
Yeri geliyor, kendimizi imkânsızlıklar için feda ediyor yeri geliyor, yok olacağımızı bile bile hareketsiz kalmayı tercih ediyoruz. Hepimiz küçük tanrılarız aslında, yaptığımız seçimler yaşamın temellerine etki ediyor. İstersek, gerçekten istersek eğer yaşadığımız yeri cennete çevirebilecek güce sahibiz. Küçük Prens omuz silkip "Hala neyi bekliyorsunuz o zaman?" diye sordu. Godot'un gelmesini... Yıldızların sönmesini... Dünya'nın ölmesini... Bekleyecek bir şey kalmamasını belki de! "Daha çok beklersiniz öyleyse..." Haklısın Küçük Prens. Dün de bekliyorduk, bugün de bekliyoruz, yarın da beklemeye devam edeceğiz belli ki. Geçmişimiz geleceğimizin, yapmadıklarımız yapmayacaklarımızın teminatıdır. O kadar büyük acılar gördük ki dönüp geriye bakmaktan ödümüz kopuyor. Hiçbir şey olmamış gibi yapmak, yaşanmamış gibi davranmaksa zehirliyor bizi. Beklemekle geçen her saniyede kopkoyu, ağdalı bir gölge karışıyor kanımıza.
"İnsanların artık anlamaya zamanları yok. Dükkanlardan her istediklerini satın alıyorlar. Ama dostluk satılan bir dükkan olmadığı için dostları yok. Eğer dost istiyorsan beni evcilleştir."
"Tabii seni seviyorum," diye konuşmaya başladı çiçek. Bunu şimdiye dek sana belirtmemiş olmam benim hatam. Aslında bu da önemli değil. Ama sen... Sen de benim kadar aptalca davrandın. Mutlu olmaya çalış. Fanusu da istemem." "Ama rüzgar..." "Soğuk algınlığım o kadar da kötü değil. Gecenin serinliği iyi gelir bana. Çiçeğim ben." Bunları söyledikten sonra Küçük Prens'e dört tanecik dikenini gösterdi. Sonra da "Haydi, sallanma. Gitmeye karar vermiştin. Git!" dedi. Çok gururluydu. Ağladığını görmesini istemiyordu Küçük Prens'in...