vusiican

vusiican
Yaseminler üstüne yemin ederim...
"Hayrola? Bir şey mi oldu?" Sesi azıcık telaşlıydı şimdi. "Hayır, hayır," dedim. "Ben bugün hayatımı kurtardığın için teşekkür etmek istemiştim sana." "Git uyu haydi, saat gece yarısını geçmiş." "Bir de, bir şey daha var... Ben seni seviyorum." "Ben de seni seviyorum. Haydi bakalım yatağına artık." Tanrım, nasıl hayal kırıklığına uğramıştım anlatamam. Galiba daha ziyade, haydi gel beni kaçır o zaman gibi bir şey demesini bekliyordum. Mantıksız tabii, şimdi daha açık görebiliyorum bunu. "Özür dilerim rahatsız ettiğim için. İyi geceler." "Hayır," diye beklemediğim bir yanıt geldi karşıdan. "Bunu yapmamalısın." Herhalde kafayı çekip çekip gece yarısı kendisini aramamdan söz ediyordu. Yine de sormaktan alamadım kendimi: "Neyi?" "Sevdiğin kişiye asla iyi geceler dilememelisin. Uykunun aranıza gireceğini düşündürürsün." Ahhh kalbim! İki elimle gömdüm almacı yerine. Benim kadar hastaydı o da...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Ne yani?" diye çıkıştım. "Geçmez mi? Aşk hiç bitmez mi? Dahası aşk diye bir şey var mı?" Ben konuştukça kahkaha üstüne kahkaha atıyordu babam. Baktım hoşuna gidiyor, devam ettim: "Bir baba olarak söyle evladına: Aşk var mıdır yok mudur, boş mudur dolu mudur, ne kokar, ne boktur?" Gülmesi biraz dinince, "Tanrı gibi düşün," dedi babam, ki böyle bir yanıtı hiç beklemiyordum. "İnanıyorsan varolup olmaması pek önemli değildir. Ayrıca en büyük inkarcının da en inançlının da içinde bir nebze kuşku vardır. Ve elbette ki, aşk da Tanrı da ölümsüzdür."
Toprak yolun bittiği noktada, önümde sarı bir deniz uzanıyor. Dizlerimin üstüne çöküp sudaki aksime bakıyorum. Bu yüz, benim yüzüm. Bu gözler, benim gözlerim. Ellerim, benim ellerim... Hep kendim kalacağımı idrak ediyorum o zaman. Tanrım, bu nasıl bir lanet? Derimi yırtmak, gözlerimi oymak, dişlerimi sökmek bir işe yaramaz. Kendime mahkumum. Ağlasam, gözyaşlarım benim gözyaşlarım. Ben cehennemde değilim, cehennem benim içimde.
"Kincilik kötüdür," dedi insanı aşka davet eden bir tavırla gözlerini iri iri açarak. "Yaşamak bir sanrı değilse öcalınmak gerektir," diye karşılık verdim. Sonra onu taklit ederek gözlerimi kocaman açtım: "Öcalınmazsa çocuklar bile birden büyüyebilir."
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni, Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez. Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini, Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, Değil mi ki ayaklar altında insan onuru ... William Shakespeare Çeviri: Can Yücel 66. Sone