Şimdiye kadar hiç kimseye söylemediklerini, hatta kendilerine bile itiraf edemedikleri şeyleri birbirlerine anlatıyordu bu iki yalnız insan, oysa birbirlerini doğru dürüst tanımıyorlardı bile. Fakat birinin yüreğinden kopan çığlık diğerinde karşılık buluyordu, çünkü onların acıları akrabaydı.
Yıllardır kitaplığımda yer aldığı halde bir türlü okumaya elim gitmiyordu. Artık zamanı geldiğini düşündüm. Doğrusu geç bile kalmışım. İki farklı zaman diliminde geçen iki farklı hikaye...
Amerikalı bir kadın olan Ella'nın Mevlana ile tanışmasını okuyoruz. Onun için aşk kavramı yeniden anlam kazanıyor. Yer yer Ella'nın hayatını merak ederken çoğu zamanda Şems ile Mevlana'nın hikayesini merak eder oldum. Okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulacağına eminim. Üzerine düşünebileceğim, gayet başarılı bir yapıt. Okunmalı.