Bence kendine haksızlık etmişsin,hayatımızdaki her yaşanmışlık bize tecrübe katar. Bu tecrübeler zamanla büyür bizim gittiğimiz yolları belirler ve en güzeli ise aynı olayları yaşayan kişiler bile farklı deneyim ve tecrübelere erişirler. İnsanoğlu daima aynı ortak paydalardan geçmek zorundadır. İlham alırız, sevdiğimiz konularla şekilleniriz, hayal gücümüzü tek tek işleriz. Sen ne yaparsan yap her zaman bir şeylere benzetilecek. Bu istesen de istemesen de olucak çünkü hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz ve sıfırdan bir şey yaratamıyoruz. Kitabı bir hamur gibi düşün, bu kitabı yaratmak için herkes aynı malzemeleri kullanıyor ama kimisi hamuru dinlendiriyor, kimisi farklı şekillendiriyor. Aynı hamuru fırında bile eşit pişiremiyoruz yani şurada 100 kişi olsa ve hepsine aynı konuyu versek yine de hiç kimse birbirinin aynısını yazmayacak, hepsi bize başka hikayeler anlatıcak. Çok sevdiğimiz ünlü eserler bile tabii ki var olan şeylerden esinlenilmişler ama önemli olan bunlara kendilerinden neler kattıkları. Mesela Harry Potter İskandinav mitolojisinden, Harry Potter klasik İngiliz yatılı okul hikayelerinden ve mitolojik canavarlardan, Game of Thrones tarihteki gerçek Güller Savaşından beslenmiştir. Sen birebir kopyalamadığın süreçte zaten beynin ister istemez hayatın boyu gördüğün ve sevdiğin şeylerden hikayene ekleyecek, bilinçaltı böyle çalışır fakat bu demek değil ki senin hikayen özgün değil. Aksine en başından sonuna kadar gittiğin tüm o kalem süreci yeni bir hikaye oluşturacak bunu en sonunda görücelsin. İlk taslak daima berbat olacak bunu unutma, önemli olan yazmaya devam etmektir. Her şey daha sonrasında düzenlenir, mantık hataları giderilir, yeni şeyler eklenir. Kendine çok sert ve haksızlık ederek davranma, kalemine güven. Bence yazdıklarını geri getir ve devam et🙏🏻💘 Umarım çok metaforik olmamıştır, benim de en çok kaygılandığım şeylerden biri buydu ama kendimize yeni bakış açıları sunup daha nazik olmamız gerektiğini düşündüğüm için bu özgünlük meselelerini farklı ele almaya çalışıyorum artık.