Spoiler Uyarısı!
Caraval evreni benim için hâlâ ilk üçümde. Renkleriyle, atmosferiyle, büyülü havasıyla ayrı bir yeri var. Ama bu kitap bazı yönleriyle beni hayal kırıklığına uğrattı.
Öncelikle Dex’in baskı kalitesi gerçekten zayıftı. Spectacular gibi görselliği yoğun bir kitabın sıradan mat kâğıtta basılması, o büyüyü neredeyse tamamen söndürmüş. Görseller bu kitabın kalbini oluşturuyor bence. Parlak ve kaliteli bir kâğıtla basılsaydı, okur olarak o büyüyü çok daha derin hissedebilirdik.
İkinci olarak, Julian ve Scarlett’i daha fazla göreceğimi düşünüyordum. Serinin ilerleyen kitaplarında Donatella ve Legend merkezdeydi zaten, bu sebeple bu kitapta Scarlett ve Julian’ın yeterince yer bulamaması beni üzdü. İlk kitapta o kadar güzel bir bağ kurulmuştu ki, en azından bir tamamlayıcı hikâye bekliyordum. Neden sürekli arka plana itildiklerini anlamıyorum.
Ve gelelim en rahatsız edici kısma;
Legend’in Donatella’ya “sürpriz” hazırladığı sahne. Açık konuşmak gerekirse, bu sahne benim için kitabın en büyük eksiğiydi. Çünkü burada anlatılan şey açıkça bir kaçırılma durumu, ama yazar bunu romantik bir gizem olarak sunmayı tercih etmiş. Oysa kaçırılma bir sürpriz değildir. Dahası, kaçırıldıktan sonra olanlar çok daha rahatsız ediciydi. Tella’nın gözleri bağlanıyor, Legend kimliğini gizleyerek ona dokunuyor, hatta onu kucağına alıyor vs vs vs. Tella o an kiminle olduğunu bilmiyor.
Okur olarak biz bir noktada bunun Legend olduğunu anlıyoruz ve tabi Tella’da tahmin ediyor ancak emin olamıyor ama bu bilgi bile sahnenin rahatsız ediciliğini azaltmıyor. Tam tersine, sevdiği kişi bile olsa sınırların bu kadar bulanıklaştırılması bana doğru gelmedi. Bu tür sahnelerin özellikle genç okurlarda yanlış algılar yaratabileceğini düşünüyorum. Şimdi diyeceksiniz diğerler kitaplarda da bu