Bu kitap beni beklediğimden çok daha fazla etkiledi. Jack London bu eser için, "Başka hiçbir kitabım için bu denli kalp ağrısı çekip gözyaşı dökmedim," demiştir. London duyguları geçirmekte o kadar başarılı ki, her şeyi bizzat deneyimleyip yazdığı için okurken sanki ben de onunla birlikte o yoksulluğun içindeydim.
Kitapta insanların sadece açlıkla değil, aynı zamanda toplum tarafından "görünmez" kabul edilmeleriyle savaştıklarını gördüm. Bu insanlar distopik bir dünyada yaşamıyorlar; bizim dünyamızda varlar ve biz onları her gün görmezden geliyoruz. London, bizzat o hayatı yaşayıp yazdığı için bu farkı çok çarpıcı bir şekilde açıklıyor.
Beni en çok etkileyen şu alıntı oldu:
"Birçok insanın yarı çıplak, aç ve yoksul olmasının nedeni, yalnızca bir kişiyi giydirmek için çalışmalarıdır. Batı yakasındaki süslü, karnı tok insanları görünce; onların bu durumları için başkalarının sefilleşmesi gerektiğini anladım."
Sokaklarda evsiz insanları neden hep uyurken gördüğümüzün sebebini bu kitapta öğrendim.
Bence bu kitap, herkesin farkındalık kazanması için okuması gereken, çok daha fazla bilinmesi ve üzerine konuşulması gereken bir eser.