Berke Beyazkuş

Berke Beyazkuş
@Whitebird_35
Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Onlar rastlantı diye bir şeyin olup olmamasıyla ilgilenmiyorlar.Kendilerini ilgilendirmeyen olayların rastlantısal bir şekilde gerçekleşebileceği gibi bir varsayımı yadsımıyorlar ancak bu konu üzerinde fazla durmuyorlar.Ancak ciddi kazalar ve felaketlerin gerçekleşmesi durumunda,kendi kendilerine bunun bir rastlantının ürünü olup olmadıklarını nasıl sorabilirler ki?
Sayfa 54·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İlkel insanlar ciddi bir kazanın kurbanı olduklarında,olayı bizim gibi bir kaza olarak değil,mistik bir deneyim olarak yorumlamaktadırlar..........Eğer bu insanlar böyle olaylar yaşamaya (doomed) mahkum edilmemiş olsalardı,başlarına bu türden felaketler gelmezdi.Bu gibi durumlarda ilkel insanın aklına gelen tek soru:''Onu bu olayı yaşamaya kimin,neden mahkum etmiş olduğudur.Ne yapmış da böyle kötü bir ölümü hak etmiştir?''..........''Kısa bir süre önce görülen bir davada uzman çevirmenden 'kaza' sözcüğünü Yerli dilindeki karşılığını sorduğumda bana tereddüt etmeden ngozi dedi.Oysa ngozi kaza anlamına gelmiyor.Ngozi,kötülük yapmak amacıyla gönderilen ruh ya da güç anlamına geliyor..........''..........Özetle insanın başına gelen kötülük asla rastlantısal değildir.Belçika Kongosu'nun Lualaba bölgesinde yaşayan Bayekeler'de ''soyut anlamda bir talihsizlik düşüncesi yoktur.Doğaüstü dünyayla ilgili yaşadıkları dinamik düşünce yapıları,onları sürekli olarak,yaşadıkları her başarısızlığın arkasında gizli bir neden aramaya itmektedir''
Sayfa 52·Kitabı okudu
Alıntı
Eğitimli bir insan başına ne kadar inanılmaz ve sıradışı bir şey gelmiş olursa olsun,ayrıntılı bir çözümlemeye giriştiğinde olayı kaçınılmaz hale getiren nedenleri keşfedecektir.Bu türden felsefi düşüncelere tamamen yabancı beyinlerse,hiç farkına bile varmadan,en beklenmedik kazalara bile atfedebilecek bir neden olduğunu kabul etmektedirler.Gerçekten de ilkel insanlarda şansın gücüne olan mantık dışı inancın yanısıra bir de böyle bir ortak inanış vardır.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Alıntı
Gündelik yaşamda her zaman yaptıkları ya da yapmadıkları türden bir işe girişip beklenmedik bir durumla karşılaştıkları taktirde,ilkel insanların bilmek istedikleri ilk şey şans denilen şeyin onlardan yana mı yoksa onlara karşı mı olduğudur.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Alıntı
Bu çok arkaik toplumlarda medicine-man taşıdığı isme rağmen ne rahip ne de bir hekimdir.Boyun eğdiği öğreti süreci aracılığıyla ''insandan üstün'' bir varlık haline gelen,ilkel insanın çepeçevre kuşatılmış olduklarını ve kendilerine istediklerini yapabileceklerini düşündükleri görünmez güçlere karşı,diğerleri gibi teslim olmak yerine onlarla mücadele eden biridir.Bu güçlerle boy ölçüşebildiği,başvurduğu büyülü işlemler etkili olduğu taktirde sahip olduğu mistik deneyim düzeyinin diğerlerininkine oranla daha zengin ve yoğun olduğu,bunlardan istediği gibi yararlanabildiği sonucuna varılmaktadır.Bunlar sayesinde hem kendisi hem de diğerleri onun insan-üstü güçlere sahip olduğuna inanmaktadır.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı