Yargılanmayacaksam bir şey itiraf ederek başlamak istiyorum: Ben ana karakterlerin üçünü de (Jeff, Terry ve Van) kadın zannediyordum ilk sayfalarda sonra bi işkillendim acaba bunlar erkek olabilir mi diye ve internetten küçük bir araştırmayla üç ismin de direkt erkek ismi olduğunu öğrendim unisex isim bile değillermiş . Neyse, ilginç bir kitaptı. Güzeldi ama aynı zamanda o kadar da güzel değildi. Özellikle kitabın sonuna çok sinirlendim. Her şey yarım bırakılmış gibiydi hâlbuki olaylar daha yeni başlıyordu.
~spoiler~ sadece ilk paragrafta spoiler yok 🩷
Celis’in hamileliği ve hamileliğinden sonraki dönem Kadınlar Ülkesi’ne ne gibi yenilikler getirecekti? Ellador Kadınlar Ülkesi’nden ayrıldıktan sonra dünya düzenine alışabildi mi, geri döndüler mi? Terry Kadınlar Ülkesi’nden ayrıldıktan sonra oraya ihanet etti mi, ettiyse bunun Kadınlar Ülkesi’ne olan etkileri nasıl oldu? Kadınlar Ülkesi neden kendini dünyadan soyutladı? Tamam kitabın sonunda dünyanın kendi ülkelerine göre korkunç bir yer olduğunu belirtiyorlar ama bunu kendi ülkelerine farklı bir ülkeden gelen üç kişi dünyayı anlattığı için anlıyorlar -ki bence orası da yazarın aklına sonradan gelmiş ve okur bunu merak eder falan diye düşünüp ekstra diyalog oluşturup yazmış. Önceden dünyanın geri kalanını da kendileri gibi gelişmiş ve refah içinde olduğunu zannetmiyorlar mıydı, ben mi yanlış hatırlıyorum? Madem dünyayı kendiniz gibi görüyorsunuz neden gizlediniz kendinizi, hiç bir dış ülkeyle temasa geçmediniz? Bunun açıklanmasını ve en azından Van’ın bunu sormasını beklerdim ve tüm kitap boyunca da bekledim. Bu tarz sorular kafamda dönüp duruyor ve cevap bulamadığım için gereksiz yere çok stresliyim.