Göl şöyle demiş;
" Narkissos için ağlıyorum, ama onun yakışıklı olduğunu hiç fark etmemiştim ben. Narkissos için ağlıyorum, çünkü sularıma eğildiğı zaman, gözlerinin derinliklerinde kendi güzelliğimin yansımasını görebiliyordum."
Delikanlı kendi görüntüsüne öylesine vurgunmuş ki, günün birinde göle düşüp boğulmuş. Onun göle düşüp boğulduğu yerde de bir çiçek açmış, bu çiçeğe nergis adı verilmiş.
Şöyle söyleyeyim,
Kitap olağanüstü diyemem kesinlikle. Ama kelimeler, cümleler çok güzel harmanlanmış. Kitap bemi baya sürükledi.
Bitirmek niye mi uzun sürdü?
Sinavlar, vizeler ve stress...
Kitabın İsmi Issız evin kedisi, çünkü Hikayenin ana karakteri Berinay, tokatın bir ilçesinde böyle anılıyor, "Issiz evin kedisi Berinay".
Hikaye öncelikle Berinay'ı anlatıyor kısaca. Daha sonra bir takım olaylar oluyor, ve Berinay Oğlu Saltuk Buğra ile Tokattan ayrılıp istanbul'a gidiyor bir süreliğine.
İşte tam bu yolculuk esnasında, Ahmet Günbay Yıldız okuyuculara Berinay'ın başına gelenleri ve Neden o'na Issız evin kedisi diye hitap edildiğini anlatıyor, açıklıyor.
Kitabın tam yarısından sonra daha çok Saltuk Buğra'yı ele alıyor hikayemiz.
Bitimjne azıcık kalmıştı ki sonunu tahmin edebiliyordum kitabın, fakat Ahmet Günbay Yıldız ters köşe yapıyor. Sonunda ben gerçekten çok şaşırdım.
Hikayede kesinlikle beni en sinir eden karakterler Gülistan ve Erhan olmuştu. Bülent'i de unutmamak lazım tabii.
Kitabı usulca elinize alın ve mutlaka kütüphanenize ekleyin.
Iyi kitaplarla kalin
Issız Evin KedisiAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 2019211 okunma