Düşüncenin ve aklın güvenilir özgürleştiriciler oldukları ne kadar doğruysa, ışığın güçlerinin, duyuların hantal, kör güçleri karşısında zaman içinde ulaşacakları zafer de o denli kesindir!
Kitabımda altını çizdiğim bir yer: "Düzenli güzelliğin kristallerini oluşturacak bir çözümden önce sukünet gerekmektedir. Aynı şekilde temel kişiliğimizi iyi, canlı alışkanlıklarla biçimlendirmek istiyorsak 'tefekküre' ihtiyacımız var."
Zamanın çabucak geçtiği duygusu ne acı bir duygudur. Saatlerin, günlerin, yılların aktığını hissederiz. Bu hareketin bizi yavaş yavaş ölüme götürdüğünü düşünürüz...