Gereğinden fazla övülmüş, konudan ziyade yazarında sıkıntılı olan bir chick-litin yorumuyla daha merhabalar... Türü seven için genel itibariyle kafa dağıtmalık, çerezlik olarak görülebilecek bir kitap bu. Tabii siz romantik komedi filmleri andıran romanları sevmiyorsanız, iyisini bile sevme ihtimaliniz düşük olduğundan tavsiye etmem ama türü seviyorsanız bu epeyce basit bir örneği.
Aşk tesadüfleri sever tabirinin kölesi olması dışında kitabımızın basit bir konusu var. Okuyup geçebilirdim, belki ama yazar kendince karakterlerine eklediği detaylarla bunu rahatsız edici boyuta getirince kitabı yüzümü buruşturup elimi alnıma isyanla vurarak okumak durumunda kaldım.
Konumuz şöyle: Olive, tek yumurta ikizi olan kız kardeşinin düğününde tüm aile gıda zehirlenmesi yüzünden mahvolunca, ablasının binbir emekle kazandığı balayı tatili çekilişi ziyan olmasın diye onun yerine tatile gitmeye karar verir. (Kız kardeşinin hayatındaki her şeyi çekilişten kazanması yazara komik gelmiş ama ben bu detaya bir yerden sonra gıcık oldum bu arada. Şakasız, içtiği suyu bile çekilişten kazanıyor galiba.) Damadın ağabeyi Ethan da aynı şeyi düşünür ve bu ikili, kardeşleri yerine evli rolü yaparak balayı tatiline gider. Tek bir sorun vardır, bu ikili birbirinden nefret etmektedir ve birbirleriyle aynı yerde durmaya bile katlanamamaktır.
(Bundan sonra biraz SPOİLER, çünkü bence para vermeye değmez kitap ve parasını sevenler bunu bilmeyi hak ediyor.)
Buraya kadar aaayy, komik bir şey geliyor diye düşünebilirsiniz, durun, düşünmeyin. Çünkü bence yazar bu konuyu leş etmiş. Öncelikle iki karakter birbirinden sadece lafta nefret ediyor ve en komiği de bunun bir temeli yok. Yani bana şunu yaptı, bunu dedi, o yüzden ona sinir oldum diye bir şey yok. İkisi de diğerinin ondan nefret ettiğini varsayarak