Seriyi okuduktan sonra hemen bu kitabı okumayı istiyordum. Nesta karakterini çoğu kişi sevmese bile ben ilk baştan itibaren sevmiştim. İllaki benimde sinir olduğum yönleri olmuştu ama sevdim yani karakteri. O yüzden onun hikayesini anlatan bu kitabı bir an önce okumak istiyordum. Sonunda çevrildi ve hemen okudum. Seriyi yeni bitirmemin ardından bu kadar kısa sürede hemen okumam çok iyi oldu bana göre. Kitap harikaydı. Çeviri hatalarını söylemek istemiyorum çünkü Dex bu yani alıştık. O yüzden es geçiyorum bu kısmı. İlk başta kitaba adapte olamadım. Çünkü yazım tarzını değiştirmişti yazar. Feyre'den okumaya alışınca değişik geldi. İlk bölümlerde "ya Sarah ne yaptın" dediğim kısımlar oldu. Çünkü böyle Rhys'i falan bir değişik yazmıştı, aşırı derecede Nesta nefreti yüklemişti karaktere. Şükür sonra bu durum düzeldi de rahatladım.
Nesta'nın o sivri dilli, soğuk, aksi, herkesten nefret etme eğilimi ve birçok eksi yönlerini bu kitapta da bolca gördük. Ama bunların nedenlerini hiçbir zaman bilememiştik. Neden böyle olduğunu, kendi içinde bu durumla nasıl mücadele ettiği, böyle olmak istemediğini ama kendine bir türlü engel olamadığını, yaşanan çoğu olayda kendini suçlu görüp affedememesi, yazar o kadar güzel yazmıştı ki resmen çoğu şeyi ben de yaşadım. Cassian karakteri Rhys'den sonra en sevdiğim erkek karakter bu evrende. Ama bu kitapta Rhys'le yarıştı resmen gözümde. Canım Cassian.... O kadar harika bir karakter ki anlatamam. Nesta ile olan ilişkileri, atışmaları her şeyi aşırı güzeldi. İkisininde birbirine aşık olmaları ama bir türlü bu aşkı dile getirememeleri... Cassian'ın ortadaydı ama karşısında Nesta olunca bu hiç de kolay olmadı tabi. Bu kitapla evrene katılan Gwyn ve Emerie'de çok sevdiğim iki karakter oldu. Nesta'nın onlarla dost olması ve resmen kardeş gibi ilişki