Spoilerlı Yorum
Bu kitap beni boğdu boğdu duvarlara attı...
Amy Harmon uzun zamandır dikkatimi çeken ve zaten yurtdışında da oldukça popüler olan, kitapları Goodreads’de çok iyi puanlara sahip bir yazar. Sürekli bookstagram hesaplarında görmeme rağmen tek kitaplara karşı olan önyargımdan dolayı okumayı maalesef ertelemiştim ve tabiki de bu kararımdan pişman oldum. Arkadaşlar öyle bir kitap düşünün ki içinde hem şiir alıntıları, tarihsel hikayeler ve felsefi düşünceler kurguya müthiş bir şekilde yedirilmiş olsun. Hangi birini övsem bilmiyorum gerçekten. Karakterlerin hepsi çok iyi kurgulanmıştı. Blue bugüne kadar okuduğum en gerçekçi karakterlerden biriydi. Tonlarca yanlışı oldu, ben olsam hayatta yapmazdım dediğim şeyler yaptı ve ben de bunları okurken inanılmaz sinirlendim elbet. Ancak kitap ilerledikçe ‘Hayatta her şey istediğimiz gibi mi gidiyor ?’ ‘Hep mantıklı kararlar alabiliyor muyuz ? Kararları aldığımızda kendimizce onlara haklı sebepler uydurmuyor muyuz? ‘ diye düşündüm. Melody ile ilgili aldığı karar her ne kadar canımı yaksa da , kitabın bizim bi haber olduğumuz evreninde ileriki zamanlarda Melody’nin hem biyolojik annesi hem de geniş ailesiyle beraber mutlu bir yaşam sürdüğünü, bu yolun onun için en iyisi olduğunu düşündüm. Bütün bunlar bir yana kitabın asıl olayı Darcy Wilson gibi bir karakterinin olmasıydı. Onun her konuştuğu, Blue’ya yardım etmeye çalıştığı , Blue’nun dertlerine ortak olduğu, Hastanede elini tutup desteklediği satırları okurken gözlerim hep dolu doluydu çünkü içten içe gerçek sevginin bu olduğunu biliyordum ve muhtemelen hiçbir zaman karşıma böyle bir insan çıkmayacağını da . Kitapta hiç cinsellik yoktu, aşk sözlerle o kadar iyi anlatılmıştı ki içimin titrediğini hissettim diyebilirim. Keşke daha fazla olsaydı da okuyabilseydim.