Descartes "hür olmayan düşünce, düşünce değildir" diyor. Bu söze inanarak diyebiliriz ki; hür olmayan muallim, muallim değildir. Mahkûm edilmiş fikir ve irfandır. Fikir ve kültürün mahkûmiyeti en az vatan toprağının esaret altında kalması kadar acıklıdır.
Bugünkü mektep, bir sürü bilgiyi gayesiz, hedefsiz bir şaşkınlıkla genç dimağlara rastgele bir köşesine tıkmak isteyen bir hafıza cihazından ibarettir.
Bugün neslin gözünde siyaset en büyük değeri taşımaktadır, kurtuluşun sanki tek yolu odur. Çünkü muvaffakiyete onunla ulaşır. Ahlak, sonradan onun üzerine sürülebilen bir ciladır. Bugün din yolu bile muvaffakiyete götürücü bir siyaset yolu olmuştur. Ahlaka her sahada veda edilmiştir.
Ne diyordu shelley:" Ben bir Yahudi'yi Siyonist'ten ayırabiliyorum tatlı çocuk. Sıkıntı o değil. Seni herhangi bir Siyonist'ten ayıramıyorum. Mesele orda."
Saraybosna'ya topların yoğun olarak düştüğü bir gün, bir kadının "başkanım, her yere toplar düşüyor ve siz yürüyorsunuz" deyişine Aliya'nın "bu üzerine düşünülmüş uzunca bir yürüyüştür" deyişini hatırdan hiç çıkarmamak gerek.