Ruhunda sükunete kavuşmak ve mutlu olmak isteyen insanlar inanmalı ve iman etmelidir ama hakikatin peşindeki insanlar için huzurundan vazgeçip yaşamlarını bu sorgulamaya adamak zorundadır .
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tanrı aşkına , baksanıza sonunda olanlara
Doğadaki bunca rahatlığa karşın insanoğlu bunca rahatsızlık yaşamaya mecbur kaldı. Fırtınalara maruz kaldı mesala depremler , hastalıklara ve daha nicelerine .
Bu kez şöyle düşünmeye başladı , bütün bu felaketler tanrıları öfkelendirdikleri için başlarına geldi , çünkü yanlış işler yapıp tanrılara zarar verdiler ya da tanrıların kendine özgü ibadet şekillerine harfiyen riayet etmediklerinden günah işlediler.
Günlük yaşamlarında edindikleri deneyimler onlara bunun tersini söylese de , yaşadıkları sayısız örnek bu tür felaketlerin hiç fark gözetmeden hem dindarların hem de dinsizlerin başına gelebileceğini kanitlasa da yine de kafalarında kök salmış bu önyargıdan bir türlü vazgeçmediler.
Ama insanoğlu doğada hiçbir şeyin boşuna yaratılmadıgini ( yani doğada insanın yararına olmayacak hiçbir şeyin olamayacağını ) göstereceğim diye böyle yana yakıla araştırmalar yaparken , sanırım sadece doğanın ve tanrıların insanlar gibi hezeyan içinde olduğunu gösterebildi .