Merhabalar, uzun zamandır bu kadar derin bir kitap okumamıştım. Çok soru işareti var fakat cevapları tamamen okuyan veriyor. Okurken hem kendimden birşeyler buldum hem de dönüp tekrar içime baktım. Hayat gerçekten yaşamaya değer mi? Ya da gerçekten yaşayabiliyor muyuz? Kimse kimsenin yaşadığını bilemez ya o hesap.. Yine de hayatı sevmek istiyorum rağmenlere rağmen.
Bu kitabı okumama vesile olan Sayın
Hikmetullah Habibi Beyefendiye teşekkürlerimi iletiyorum.
Kitabı okumanız tavsiyemdir.
Kitabı alırken oldukça ilgimi çeken resim yorumlama sanatını merak etmiştim. Beni karşılayansa merakımın dışında güzel, şaşırtıcı bir polisiye oldu. Keyifle okudum, tavsiyedir.
Beden güzelliği mi, ruh güzelliği mi? Ruh çirkinleşirse bedende çirkinleşir mi? Peki çirkinleşen ruh tekrar güzelleşebilir mi?
Güzelliği sadece bedende arayan bir ruh Dorian. Zevk almak için yaşıyor, mutlu olmak için değil. İnsanların iyi ve ya kötü olması onu ilgilendirmiyor. Ve tabi kendisinin de...
Romanı okurken ana karakter olan Dorian'a ayrı, yan karakterler Basil ve Harry'e ayrı gıcık oldum. Oscar Wilde bu romanda kendisini ve çevresindekilerin onu nasıl gördüğünü ama aslında nasıl görünmek istediğini çarpıcı bir şekilde anlatmış. Belki ileride 'tekrar okuyabilirim' diyebileceğim bir kitap.
Merhabalar! Charles Dickens'in okuduğum ilk kitabıydı. Yazarın kalemini sevdim fakat itiraf etmek gerekirse kitabı biraz sıkıcı buldum. Olaylar Paris ve Roma arasında, gerek alt kesimden insanların gerekse üst kesimden insanların yaşamlarını ele alarak yazılmış. Fransız İhtilali'nin etkilerinin anlatıldığı kitapta ; hırs, ayaklanma, ölüm, aşk, sefalet, sömürge, inanç gibi konulara yer verilmiş. Beni en çok etkileyen şey zalimliğin her dönemde aynı olması oldu.Dönemine göre iyi yazılmış bir kitap diyebilirim. Okumayı düşünenlere tavsiyem, sıkılınca bırakmayıp sonuna kadar okumaları.. Şimdiden iyi okumalar