'' Cumhuriyet yazısı ilişti gözüne. Dikdörtgen bir paketti. Onu aldı yalnız, öbürlerine dokunmadı. İki gün öncenin gazetesiydi. Yatağa uzanıp okumaya koyuldu. İki kişi öldürülmüştü gene. Haberde olayın ayrıntıları veriliyordu. Yazıları, sıkıyönetim bildirilerini okudu. Günlük fıkralara göz gezdirdi. ''Devletin ve milletin bütünlüğüne kasteden şehir eşkiyalarından ikisi, dün güvenlik kuvvetlerinin teslim ol uyarılarına uymayıp...''
Ancak o zaman anladı bir arpa boy yol gittiğini, Türkiye'den hiç çıkmadığını, hiçbir zaman da çıkamayacağını; sınırlanan yolculukların,buralara gelmesinin durumu daha ağırlaştırmaktan başka bir işe yaramayacağını...''