bir insana yapabileceğim
en büyük kötülük, ona iyilik yapmamaktır!. diyor ya
nietzsche, onun gibi birinin böyle romantik takılması,
biraz itici doğrusu!
ona yapabileceğim en büyük kötülük, benim daimi
varoluşumdur!
ben bir solağım!
gülme! güldüğün an, diğer zamanlarda gülmediğini hatırlıyorum!
dağ sahibi olan birinin o dağın doruklarında oturması şart değildir.
yukarda otursa, belki dağına izinsiz tırmananların hepsini görebilir,
ama hiçbirine engel olamaz!
orospu, vücudunu satmaz! yalnızca kiralar. kiraya verilen mülk,
yine de sahibinindir. bir tek, kullanım hakkı kiracıya verilmiştir.
yani orospu, biriyle yatarken bedenini terkeder, terketmek
zorundadır. eh, ruhsuz bir
bedene de ölü dendiğine göre, kerhaneye gidip, herhangi bir odaya
çıkıp bir orospuyla cinsel ilişkide bulunmakla, mezarlığa gidip
herhangi bir mezara girip bir ölüyle ilişkide bulunmak arasında hiçbir
fark yoktur. bu da bir çeşit nekrofilistliktir!
hayatımız istisna!
insanlar hayatımdan adlarını sildirmek için adeta yarışıyorlar.
işte ogün! bir yatmadığım kaldı tümcesiyle özetleyebileceğim
tek çocuk, şimdilik timuçin'in. ben bu adamı, onun bile
sezemeyeceği kadar çok sevdim. timuçin'den güzel şeylere
adanmak üzere hayatını istedim. hayır, demedi; evet de demedi.
benimle birlikte olmaktan ama dövüşmemekten yanaydı.
tereddütteydi.
ben de kalktım, timuçin'in bende olan parçasını o'na iade ettim. yani
o'nu bütünüyle özgür bıraktım!