Müzik onun bize söyleyemediklerini gösteriyordu.Bütün boşluğunu ve çaresizliğini.Anılarının yokluğunda zihninin ıssızlığını.Onun gözündeki dünyanın soğukluğunu ve cansızlığını.
Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete. Yani birini er geç unutmaya mahkum olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. Birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. O kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum.”
Yaprağın ucunda birikmiş ve düşmeye hazır bir çiğ tanesi gibi toprağa kavuşmayı bekliyorum.
"Sabret az kaldı, biraz sonra yok olacaksın" diyor ruhum bedenime.
Ruhum, tutuldu yine bir hengameye, az önceden biraz önce.