Vakıfta büyütülen çocuklar, mükemmel çelişkinin vücuda gelmiş haliydi. Mükemmel çelişki, hem insan hayatına değer vermek hem de insandan nefret etmekti.
Ama çok... Boynum ağrıyordu. Sırtım, belim, bacaklarım... Ve tabii ki başım ağrıyordu. Sanki her biri kendi yoluna gidip ayrı bir bedende yeni bir hayata başlamak istiyor gibiydi...