Bazı şeyler var ki ancak belli bir yaşta anlaşılabiliyor, daha önce değil: Evle ilişkiler, evin içinde ve dışında olanlar da böyle işte.Altmış, yetmiş yaşında anlıyorsun ki bir bahçe ve bir ev, rahatın için, rastlantı sonucu ya da şıklık olsun diye yaşadığın yerler değildir, ama onlar senin bahçen ve evindir. Kabuğu nasıl midyenin bir parçasıysa onlar da senin bir parçandır. Sen o kabuğu kendi salgılarınla oluşturdun, içindeki kıvrımlarda senin öykün var, bu kabuk-ev seni sarmalar, senin üzerindedir, çevrendedir, belki ölüm bile onları senin varlığından, onların içinde yaşadığın sevinçten, kederinden ayırmayacaktır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne yazık ki sabun köpeklerine takılıp havalarda uçmıyoruz mutluluk içerisinde; yaşamlarımızda hep bir önce ve sonra var ve bu önce ile sonra, bir av üzerine atılan ağ gibi konuyor üzerimize. Babaların günahını evlatları çeker denir. Doğrudur, çok doğru, dedelerinkini torunları, büyükdedelerinkini torun çocukları çeker. Bazı gerçekler içlerinde bir kurtuluş duygusu taşırlar, bazılarda korku duygusu uyandırır. Bizimkisi işte ikincisine uyuyor.
Bedenimizin çevresinde görünmez bir zırh oluşması ergenlik döneminde başlar. Bu zırh bu dönemde oluşur ve ergin yaşam boyunca kalınlaşır. Gelişimi biraz da incininkine benzer, yara ne denli büyük ve derinse, çevresinde oluşan zırh da o kadar güçlü olur. Ama sonra zamanla, çok uzun süre giyilen bir giysi gibi en çok kullanılan yerlerinden yıpranır, dikişleri atar ve ani bir hareket sonucu yırtılır. Başlangıçta hiçbir şey fark etmezsin, zırhının hala seni sıkıca sardığını sanırsın, ama bir gün birden bire, aptalca bir şey karşısında bir çocuk gibi nedenini bilemeden ağlamaya başlarsın.