“İsa buğday tanesi için ne demiş, bilirsin: Buğday tanesi ölmezse yeni bir başak olarak yeniden dirilemez. Ölüm benim için henüz çok uzaklarda. İşimi bilirim ben.”
Aşk demişti yaşamın bütün ustaları
aşk ile sevmek bir güzelliği
ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
işte yüzünde badem çiçekleri
saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
sen misin seni sevdiğim o kavga
sen o kavganın güzelliği misin yoksa...
Burada yaşam her zaman böyleydi, yıllar bulanık bir sel gibi ağır ağır bir yerlere doğru akıp gidiyordu, geçmişin aynı düşünce, davranış alışkanlıklarına bütünüyle, sımsıkı bağlıydı. Kimse de bu yaşam biçimini değiştirmeyi denemek istemiyordu.
Çok az kişinin başarabileceği kadar çok çalışıyordu ve bütün uğraşısı başkaları içindi. Onun adam gibi adam olma kavramı böyleydi. İyi bir hümanist ve iyi bir âşıktı.