Kara bulutlar kükrerken bir Kaşkar sabahında.
Oturup Aprunçur Tigin ile seni konuştuk.
Bakışlarımı sunuyorum, tereddütsüz alıyorsun.
Gizli bir tebessümle çağırıyorum, geliyorsun
Kaşı karam, gözü karam, saçı karam
Umay gibi yumuşak huylum.
Nerden çıktın karşıma böyle
Sesin ılık bir bahar güneşi gibi ığıl ığıl akıyor içime.
Asya’nın bozkırlarında ordular düşüyor peşime.
Yığılıp kalmışım bu Anadolu toprağına Sitare
Adam akıllı yorulmuşum
Ellerin böyle olmamalıydı
Ellerine acıyorum
Ve kim bilir kaç zamandan beridir kalbimi öğütlüyorum