Tüm bunlardan dünyada iki insan ırkı olduğu sonucuna varabiliriz .Sadece iki : Düzgün insanların oluşturduğu "ırk" ve ahlaksızların "ırkı". İkisi de her yerdeydi , toplumdaki tüm gruplara sızmış haldelerdi . Hiçbir grup tamamen düzgün ya da tamamen ahlaksız insanlardan oluşmuyordu . Bu anlamda hiçbir grup "saf ırk "değildi ve bu yüzden kamp gardiyanları arasında bile düzgün birileri bulunabiliyordu .
Aklım bir düşünceye takıldı: Hayatımda ilk defa , birçok ozanın söylediği , onca düşünürün nihai bilgelik olarak öne sürdüğü hakikatı gördüm. Hakikat şuydu; sevgi , insanın ulaşabileceği en yüksek ve en büyük hedefti .
Benzer deneyimler yaşamamış birisi açlıktan ölmek üzere olan bir insanın yaşadığı ruhu çökerten zihinsel çatışma ve iradenin ezilişini çok zor anlayabilir . Hendek kazarken sadece ekmeğin ( hâlâ kaldıysa) dağıtıldığı 9. 30- 10.00 saatlerindeki öğle yemeği arasını duyuran sireni beklenenin veya huysuz biri değilse sürekli ustabaşına saati sormanın ; sonra paltonun cebindeki ekmeği okşamanın , ilk olarak ona donmuş parmaklarla dokunmanın ve ilk parçayı koparıp ağzına atmanın , son olarak da kendine akşama kadar yetineceği sözünü vererek tekrar cebine koymasının ne demek olduğunu kavrayamaz .