“Bilim beyefendi, kediler için bulamaçtır. Bakteri yetiştirmek biliniyor da çocuk yetiştirmek artık bilinmiyor. Atomlarla oynanıyor ama incelik artık bilinmiyor. Uzaya gidiliyor ancak denizler pis kokuyor, balıklar ölüyor. Açlıktan ölenlerin gıdasına harcanandan daha fazlası füze yakıtları için harcanıyor. Gerçek şu ki, çok şey bildikçe daha az yaşanıyor. Bilim, toplulukları aptallaştırmaktan ve gezenimizi her türlü rahatlığı bulunan karınca yuvasına çevirmekten başka bir işe yaramıyorsa, ben ne yapayım öyle bilimi? Aslan avlamaya, Papou’lar gibi her akşam yiyip içip eğlenmeye bakarım daha iyi. Teknik, insanları daha iyi yapmaz; olsa olsa kötülüğün gücünü on kat arttırır. On bin yıl önce çok öfkelenince kuşlara taş atan aynı hıyar, günümüzde insanla dolu bir uçağa füze savurabiliyor. İlerleme insanların yaptığı budalalığı azaltmaz, onu sadece daha tehlikeli yapar.”
Acele etmek yasaklanmalı, uymayan kovuşturulmalıdır. Çünkü acelecilik insanın ödünü patlatır. Kentte otomobillere paydos. Kötü sürücüleri maden ocağına sürmeli. Televizyon yayınları yasaklanmalı. İnsanların birbirlerini tanımaları için her akşam mahalle şenlikleri düzenlenmeli. Hayvanlar sokaklara salınsın… Deve kuşları, filler… Hayvanlar, insanların davranışlarını yumuşatırlar. İşi fazla olanların işini azaltıp, işi olmayanlara iş verelim. Küçük bir ücret karşılığında herkese bir çalgı öğrenmek şartı konsun. Takas yeniden uygulansın. Öğle uykusu zorunlu olsun. Herkese bir bahçe dağıtılsın. Av yasaklansın. Herkesin konuşabileceği tartışmalar yapılsın. Okulda matematiğin yerine çiçek yetiştirme okutulsun.
Siz ve sizin gibiler, insanları kafese tıkıyorsunuz ve kapalı kala kala kötüleştikleri zaman da kafesi hak ettikleri sonucunu çıkarıyorsunuz. İnsanlar budalaysalar, sürekli aptal yerine konulmalarındandır,