Bir zamanlar o doğumevinin koğuşunda yoksulluğun korkunç yanıyla tanışmıştım; bu dünyada yoksul insanın hep ezilen, aşağılanan, kurban edilen insan olduğunu biliyordum ve senin çocuğunun, senin o aydınlık yüzlü, güzel çocuğunun aşağılarda, sokağın buharları, çöplükleri, bayağılıkları arasında, bir binanın avluya bakan kirli odasının kirli havasında büyümesini istemiyordum, ne pahasına olursa olsun, bunu kabullenemezdim.