Barış Ağca

Barış Ağca
Dünyanın dörtte üçü işleri
Üniversite
Çanakkale
Zonguldak
319 okur puanı
Kasım 2016 tarihinde katıldı
Devrilen Filler
Bir süper-kabileyi idare etmek, bir fili ip üzerinde yürütmek gibidir. Çağdaş bir politika sisteminin yapacağı en iyi şey, solcu bir politika uygulayabilmek için sağcı yöntemleri kullanmaktır gibi geliyor bana (zaten bugün batıda da doğuda da yapılan budur.) Güç bir iştir bu; ustalığa, özellikle seçilecek kelimelerde, büyük bir becerikliliğe ihtiyaç gösterir. Günümüz politikacılarının sık sık alaya alınmaları da bundandır; çok kişi oyunu farkettiğinden, yutmadığından.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Toplumsal kimliğini bulmuşluğun ürpertisi: Demokrasi
Daha yeni zamanlarda, halk yığınlarına şefi kendileri seçmek olanağını vermek adet olmuştur. Bu politika yöntemi, süper-kabile üyelerinde topluluğa daha bir bağlıymışlar ve şefleri üzerinde saha bir etken olabiliyorlarmış gibi bir duygu uyandırır. Ama, şef seçildikten sonra, bu etkinin sanıldığından daha sınırlı olduğu anlaşılır. Yine de, seçim sırasında, toplumsal kimliğini bulmuşluğun ürpertisi geçmiştir topluluğun içinden.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Dış mihraklar 36
Kara mizahtan hoşlanırsanız , “bir liderin en büyük yardımcısı esaslı bir savaştır” sözünü de seveceksiniz, sanırım. Hem despot olmak, hem de halk tarafından sevilmek olanağını ancak savaş sağlar bir lidere. Böyle bir şef, en acımasız bir baskı rejimi uygulayabilir, taraftarlarından binlercesini rahatlıkla ölüme sürükleyebilir ve yine de büyük koruyucu gibi baş tacı edilir. Hiç bir şey, iç topluluk bağlarını, dış topluluktan gelen bir tehdit kadar sıklaştıramaz. Ortak bir düşmanın , iç çekişmeleri yatıştıracak en etkili öğe olduğunu eski, yeni tüm yöneticiler bilirler. Aşırı şişmiş bir süper-kabile kenarlarından çatlamaya başladığında, bunu onarmak için baş vurulan yol, karşısına güçlü bir düşman çıkartmaktır; süper-kabilenin birliği böylece sağlanmış olur. Yöneticilerin bu şekilde, bilinçli olarak, topluluklar arası çatışmalar yaratmayı kaç kez denediklerini kesin olarak bilmesek bile, hemen her kez birleştirici bir sonuç aldıklarını biliyoruz. Böyle bir fırsattan yararlanmak için olağanüstü nitelikte bir şef olmak bile gerekli değildir ama, düşmanın ne denli kötü olduğu iyice belirtilmelidir tabii; yoksa zor duruma düşen, şefin kendisi olur. Savaşın tiksindirici fecaati, ancak dış tehlike gerçekten ciddi ise, ya da öyle gösterilebildiği sürece, kahramanlık biçimine sokulabilir.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Dinin işlemesi bir tek kurala dayanır: Bir toplulukta sıradan kişilerin ötesinde ve yukarısında birtakım güçlü iradeler vardır ve bu iradeler, yani süper-şefler, tanrılar, övülmeli, sevilmeli, yakıştırılmamalı ve kendilerine tartışmasız boyun eğilmelidir. Gözümüze hiç bir zaman görünmemeleri de onlardan hesap sormamızı engeller, dolayısıyla durumlarını korumalarına yardımcı olur.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Yalanın üstüne baklava iyi gelirmiş lan
Sayfa 204·Kitabı okudu