Desmond Morris

Desmond Morris

Yazar
8.0/10
31 Kişi
·
69
Okunma
·
10
Beğeni
·
1.337
Gösterim
Adı:
Desmond Morris
Unvan:
Yazar
Doğum:
Wiltshire, 1928
Desmond Morris, 1928 yılında Wiltshire'da dünyaya gelmiştir. Birmingham Üniversitesi'nden Zooloji lisans derecesi ile mezun olduktan sonra, Oxford Üniversitesi'nde doktora yapmıştır. 1959 yılında Londra Hayvanat Bahçesi müdürü olarak çalışmaya başlayan Morris, bu görevini sekiz yıl süreyle sürdürmüştür. Tüm Dünyada milyonlarca satan Çıplak Maymun adlı kitabını bitirinceye dek yedi adet kitap ve birçok bilimsel çalışmaya imza atmıştır. Desmond Morris, insan ve hayvan davranışlarını inceleyen birçok televizyon programı ve filmin de yapımcılığını üstlenmiştir. Kendisinin hem yetişkinler hem de çocuklar tarafından sevilmesini sağlayan kolay anlaşılır üslubu, onu günümüzün en ünlü tabiat tarihi program yapımcılarından biri haline getirmiştir. Morris aynı zamanda son derece başarılı bir sanatçıdır.
Evrimsel tarihimizi burada çizilen ana hatlar içinde kabul edecek olursak şunu açık olarak görürüz; ortaya çıkarken gösterdiğimiz başlıca nitelik, et yiyici bir primat oluşumuzdur. Bu niteliğimizden ötürü, bugün yaşayan maymunlarla goriller arasında özel bir yerimiz olmuştur.
Türümüzün gösterdiği geniş cinsel faaliyetin amacı, belli ki nesil üretmek değil, iki tarafın birbirine sağladığı hazlar yoluyla çiftler arasındaki bağları daha da sağlamlaştırmaktır. Demek ki, çiftler arasında cinsel ilişkinin sık sık tekrarlanması, çağdaş uygarlığın doğurduğu bir çeşit yapmacık değil, türümüzün gelişmesi bakımından çok haklı ve sağlam biyolojik nedenlere dayanan köklü bir eğilimdir.

Dişi adetten kesildiği -yani gebe kaldığı- zamanlarda bile erkeğe karşı ilgisini sürdürür. Bunun da büyük bir önemi vardır. Zira "bir erkeğe bir dişi sistemi" ile, erkeği hakkı olan şeylerden uzun süre yoksun bırakmak doğru olmazdı. Böyle bir durum çiftin birliğini tehlikeye atabilirdi.
Hayvan türlerinin çoğunda, yiyecek paylaşma adetinin olduğunu biliyoruz. Geniş çapta verimli bir avlanma sonunda, ortada herkese yetecek kadar et olduğu için fazla hırlaşma olmaz, ama bazı durumlarda paylaşmanın daha ileriye vardığı görülür. Örneğin, Afrika'daki yaban köpekleri av sonunda yediklerini kusup birbirlerine yedirirler. Bu uygulama bazı durumlarda o kadar ileri gitmiştir ki, "ortak mide" diye bir terim ortaya çıkmıştır.
Et yiyici olmamızı ortamın koşulları hazırladığına ve oysa artık ortamı denetleme gücüne sahip olduğumuza ve de giderek çeşitli nitelik ve miktarda ekin sağlama metotları var olduğuna göre maymun atalarımızın beslenme biçimine dönebilecegimiz öne sürülebilir. Aslında vejetaryenlerin inancı da budur, ama fazla başarı sağladıkları söylenemez. Et yeme isteği öyle kolaylıkla söküp atılamayacak kadar köklüdür. Et yeme imkanına sahip olduğumuz sürece bundan pek vazgeçemeyiz.

Bu arada, sebze yiyiciler yediklerinin diğer yiyeceklerden daha lezzetli olduğu gibi bir iddia öne sürmezler. Aksine, davranışlarını tıbbi yaşlılıklar ve felsefi tutarsızlıklarla dolu çapraşık açıklamalarla doğrulama yoluna giderler.
New York'ta birisinden ,hasta numarası yapıp yere düşmesini istedik . Düşündüğümüz gibi insanlar , yerde yatan kişiyi görmemezlikten geldiler. Buna karşın , aynı deneyi bir köyde tekrar ettiğimizde hemen tepki geldi .
Bugün dünyada yaşayan yüz seksen üç maymun ve goril türü vardır ki, bunlardan yüz seksen ikisinin vücudu kıllarla kaplıdır. Tek istisna kendisine "Homo Sapiens" adını vermiş olan çıplak bir maymundur.
Kulak memeleri sadece bu iş için ortaya çıkmışa benzer. Anatomi bilginleri burada çok defa hiçbir nedene dayanmayan bir ek parça ya da "hiçbir yararı olmayan, fazladan bir yağ büyümesi" diye nitelerler. Kulak memelerinin varlığı, genellikle, eskiden sahip olduğumuz büyük kulakların bir kalıntısı olarak açıklanır. Oysa, öteki primat türlerine bakıldığı zaman, onlarda böyle etli bir kulak memesinin varlığına rastlanmamaktadır. Kulak memesi, bir kalıntı olmak şöyle dursun, cinsel uyarma etkisiyle kızardığı, şiştiği ve aşırı derecede hassaslaştığı göz önüne alınırsa, sadece yeni bir şehvet merkezi yaratmak amacıyla gelişmiş gibi görünmektedir (Bu küçük et parçasının oynadığı rolün şimdiye kadar bu açıdan pek önemsenmemiş olması şaşılacak bir şeydir. Oysa, kadın olsun, erkek olsun çok kişinin sadece kulak memesinin uyarılması sonucu orgazma vardıklarını unutmamalıyız).
1953'te köpekler üzerinde yapılan deneyler, koku alma hislerinin bizimkinin bir milyonla bir milyar katı daha keskin olduğunu göstermiştir. Daha sonraları bu şaşırtıcı sonuçlar tartışma konusu olmuş ama, yine de en ihtiyatlı bir değerlendirmeyle köpeğin koku alma duyusunun bizimkinden hiç olmazsa yüz kat daha yüksek olduğu kabul edilmiştir.
Ama, ne olursa olsun, insanların üremesi sınırlandırılmayacak olursa, çok daha korkunç durumlarla karşılaşmamız mümkündür.
Eğer yeterince dikkat edersek , karşımızdaki insanın , bize baktığında gözbebeklerinin büyüyüp büyümediğini kolaylıkla anlayabiliriz. Hoşlandıkları kişiyle birlikteyken , insanların gözbebekleri büyür.
Çıplak Maymun, zoolog Desmond Morris'in HOMO SAPİENS yerine kullandığı ifadedir.

EVRİM UYARISI!!!!!


Kitapta yazılanların temelinde -elbette ki ve ço..ook doğal olarak- evrim var.
-Evrimi sadece küçüklük fotoğrafıyla günümüz fotoğrafını kolaj yaparken "evrime kafa atmışım yaaa sndndn" derken kullanıyorsanız okumadan önce hemen yeni sekmeye geçip çok zaman kaybetmeden milyonlarca yıl önceki atalarınızdan haberdar olmanızı tavsiye ederim.

-Eğer evrimden bahseden insanlara "siz atanızı maymun olarak mı kabul ediyorsunuz" "tesadüf olarak görüyorsanız sizin orda oturmanız ne peki"
( https://youtu.be/o19nDcz_a3I )
ve benzeri şekillerde tepki gösteriyorsanız, cinsellik de sizin için mimli bir konuysa, ayrıca barbarlıkla et yiyicilik arasında alaka kurmuşsanız, lütfen sayfayı hızlıca kaydırıp metnin gerisini okumayınız, hele hele saldırganca söylemlerine hedef tutacak karakterde insanlardansanız yoruma beni engelleyin yazmanız yeterli...


Çift halinde yaşayan, önemli cinsel güce sahip, başka hiçbir yerde rastlanmayan bir sürü karakteristikleri olan bir tür; primat geçmişli, et yiyiciye dönüşmenin izlerini taşıyan karmaşık bir bileşim. (İlaveten çağdaş uygarlık) olarak tanımlanıyor, çıplak maymun.
Çıplak maymunun tüylerini hangi dönemde döktüğü bilinmemekte. Bilim insanlarının konu hakkında birkaç teorisi var. (Ne demişler diyen meraklısı için yazarın kendi anlatımıyla sayfaları paylaşabilirim, söylemeniz yeterli.)

Kitap: kökler, cinsellik, yavru bakımı, araştırıcılık, savaşma, beslenme, konfor ve hayvanlar olarak 8 bölüme ayrılmış.

Kökler bölümünde tüysüz(çıplak) olmamızın kökeni gibi konulardan, cinsellik bölümünde tek eşli olmamızı sağlayan nedenlerden, cinsel yaşantısı en yoğun olan tür olmamızdan, orgazm sırasında vücutta meydana gelen değişimlerden bahseder, ve dişide orgazm ilk kez türümüzde görüldüğü için orgazmın "erkeksi" olduğunu, ayrıca kulak memesinin sadece bu iş için ortaya çıktığını söyler.
Yavru bakımımda insan yavrusunun en aciz yavru olduğundan bahseder. Gülmenin anneyi ilk tanıdığın zamandan ileri geldiğini söyler. Hatta "akıllı bir çocuk, belki babasını tanır. Ama gülen çocuk, anasını tanıyan çocuktur" der.
Konforu rahatlatılma "tımar edilme" ihtiyacımızı kuaförle berberle giderdiğimizi söylüyor yazar :D
Ayrıca et yiyici bir primat olduğumuzu vejetaryenliğin çok da başarılı olmadığını söylüyor. (Bunu çok kibar söylemiş ben olsam:
"Eti sadece yemek mönülerindeki bir çeşit sanan ve tercih meselesine dönüştüren insanlar bilimsel arka planına baksa beyinlerinin büyüklüğünün bile etten kaynaklandığını görürler. "küçükken et yemiyordum sonra vejetaryen oldum" diyen cahil cühela ünlüleri nasıl kendine model alabilir insan anlamıyorum. Hele de hayvanları et yemeyerek koruduğunu düşünen biri bunu nasıl yaptığını lütfen açıklasın. Endüstriyel hayvancılık senin baklagilini, fasulyeni üretebilmek için doğal alanları tahrip edip hayvanların yaşam alanlarına kast ediyor. Et yiyici biri etli nohut yerken olay neyse bir vegan falafel yerken de o. Hayvanların kobay olarak kullanıldığı sektörlerden bahsetmiyorum bile. Yani hayvanlara zarar vermemek için kapitalizm dişlisinden çıkman gerekiyor fikibok, kapitalizme karşı durman gerekiyor." derdim)

Kitapta bahsetmediğim, belki "yazmayı unuttum tüh" diyeceğim pek çok ayrıntı var. Sayfaları dolu dolu olan bir kitap. Her bilgi düzeyinden insanın okurken zevk alabileceği sade ve akıcı anlatımlı pek hoş bir kitap. Ozellikle de bir görüşünden bahsederken size yapılan araştırmaları, deneyleri anlatıp kendi yorumlarını daha geri planda tutması güzel güvenilir bir kaynak haline getiriyor kitabı. Herkese tavsiye ediyorum, keyifli okumalar arkadaşlar.
Kitabın yazarı Morris'in 50 yıllık tecrübe ve gözlemlerini aktardığı kitap sorular çerçevesinde kedilerin davranışlarını analiz ediyor. Bir çok kedi sahibinin farkettiği ama ne anlama geldiğini bilmediği davranışları bu kitapta bulabilirsiniz. Benim en çok ilgimi çeken kedilerin oyuncaklarını neden havaya fırlatarak oynadığıydı. İngiliz kültüründe ''kedi'' ler ile ilgili deyim ve atasözlerinin nasıl geliştiği de kitaba konulmuş. Kedi severlerin severek okuyacağını düşünüyorum.
Yazar kitabı yazarken üç ana temel prensip üzerinden ayrılmadan yazmaya çalışmış. Bu prensipler, geçmişimiz üzerinde paleontologların fosiller ve başka kalıntılardan sağladıkları bilgiler, hayvan davranışlarını kıyaslamalı olarak inceleyenlerin kaynakları (özellikle goril, maymun) ve son olarak çıplak maymun türünün en gelişmiş üyeleri üzerine yapılan gözlemlerin sağladığı bilgiler ki zaten kendisi bir zoolog olduğu için, çıplak maymunu -yani bizi- bir hayvandan ayrı tutmayarak kendi gözlemlerini gönül rahatlığıyla aktarmış.

Bu üç temel prensiplerin yanısıra evrimsel biyolojiyi de göz önünde bulundurarak kitabı sekiz bölüme ayırmış. Kökler, cinsellik, yavru yetiştirme, araştırma, savaşma, beslenme, konfor ve hayvan. Bu bölümleri yazarken sadece çıplak maymun üzerinden değil öncelikle diğer hayvanlar üzerinden bir takım gözlemler aktararak daha sonra bizim onlarla olan benzerliğimizi ve farkımızı ortaya koymuş. Açık söylemek gerekirse ortada her ne kadar çok büyük bir fark gözükmese de -gelişmiş beynimiz dışında- bazı örneklemeleri evrimsel gelişime yeterli açıklamayı getirmemiş. Ancak yine de farklı bir bakış açısı olduğu için bilmediğimiz bir çok bilgiyi ve gözlemi aktarmış, hem hayvanlar hem de çıplak maymunlar hakkında.

Eğer belgesel tadında bir kitap okumak istiyorsanız sizin için güzel bir seçim olabilir. Yine de bazı bölümleri okurken tıpkı gece yarısı belgesel izliyormuşcasına gözleriniz kapanabiliyor.
Statü işaretlerinin ne demek olduğunu ,zenginlerin neden havalı kıyafetler giydiklerini, yumurtadan çıkan civcivin hemen annesinin peşinden gitme ile yaşadığı “damgalanmanın”,insanlarla gözünü açan aslan yavrusunun kendisini insan gibi görüp diğer kaplanlardan korkmasıyla yaşanan “ters damgalanmanın “ya da giydiğimiz spor kıyafetlerin ne demek olduğunu ve insanat bahçesinin birçok özelliğini merak ediyorsanız okuyun derim.
Eğer geçtiğimiz yıl çıkan "Sapiens"i beğendiyseniz Desmond Morris'in 1994 yılında yazdığı "Hayvansı İnsan"ı muhakkak beğenirsiniz .
Aşağı yukarı aynı konu , hayvanlar ve insanların benzerliklerini içeren ve nereden geldiğini bilmeden yaptığımız hareketlerin bize geldiği yeri anlatan bir kitap.
Her birimiz için vücut dili ,imza gibidir.
El hareketleri ,sadece sözlerimizdeki vurguyu artırmaz ,aynı zamanda psikolojik durumumuzdaki değişiklikleri de yansıtır.

Britanya'da kullanılan en fazla aşağılama anlamı içeren hareket , ilk iki parmak yardımıyla -v- işareti oluşturup avucu yüz hizasında tutmaktır. Bu hareket Britanya yılında çok az bilinmekle birlikte zafer anlamı içeren -v- işareti ile karıştırılır . İkisi arasında kesin bir fark söz konusudur. Zafer işaretinde avuç dışa doğru dönükken ,aşağılama anlamı içeren ifadede -v- oluşturulurken avuç diğer yöne çevrilir.
Yaşamımızı kolaylaştıran doğal dostlarımızla ilgili kısa bir tarih anlatımı ve olması gerekenleri sorgulayan bir eser. Hayvan haklarının az geliştiği ülkelerde kesinlikle ders kitabı olarak okutulması gerekiyor. İmkanınız olursa en azından çevrenizdeki küçüklerekesinlikle okutunuz veya anlatınız.
"Bir insanın böylesi olağan üstü bir yaratığı öldürmekten zevk almasını anlamak çok güçtür. O kadar kanı ve tonlarca eti bile düşünmek mide bulandırıcıdır. Oysa ilk balina avcıları bundan zevk duyarlardı. Belli başlı balina avcılarının çoğu bağnaz Hıristiyanlardı ve balinayı kötülük güçlerinin en çirkin cisimleşmiş biçimi olarak görürlerdi." (s.51)
Dokunmaktan çekiniriz. Bize bunu toplum öğretir. Ahlak dedikleri kavramın önemli bir kısmını bedensel temas oluşturuyor. Yazar çok iyi bir araştırma sürecinden sonra yazmış bu kitabı. Okunması yararlı olacaktır. Gözlemlerini ikna edici bir şekilde temellendirmiş.
90'lı yılların ortalarında kütüphaneye gidip ödünç kitap servisinden Bu kitabı istedim kitap kendilerinde vardı fakat ödünç olarak dışarıya vermiyorlardı yani kitabı orada okumam gerekiyormuş Ben de müdür ile görüşeceğimi beyan ettim bayan bir müdür gözlüklerini çıkartıp tepeden aşağı beni süzdü Biz normalde bu kitabı ödünç olarak vermiyoruz ama size vereyim dedi
Şimdi bakıyorum da kitabın kendisi burada var
Ama buralar ıssız yazısı ile karşılaştım gorilleri inceleyen Bir zoolog profesörün hayvanların kendi aralarında yaptığı temastan beşeri ilişkilerimize genelleme yapıyor Anthony Hopkins in İçgüdü filmi
Az da olsa bu kitaptan çalıntıdır okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum okumak gerekir ki
Dokunmak bizdeki anlamı ile fortçuluk değildir
Şehvet hissinin uyanmasıda değildir
Yeni baskısı şu an var mı bilmiyorum. Ben 1986 baskısını bir sahafçıdan almıştım. Kitapta insanların ve hayvanların günümüzde yaptığı bir takım hareketlerin anlamlarını biyolojik ve evrimsel temellere dayandırarak açıklıyor. Ve sayfa 39 da hayvanat bahçesindeki hayvanlarla günümüzün modern insanının koşullarının benzerliğini sıralamış çok güzel bir bölüm. Bu kitaptan öğrendiğim ve bu kitabı almadan önce hep aklımı meşgul eden bir konu vardı onun cevabını tesadüfen buldum ve çok şaşırdım. Kedilerin kamburunu çıkartarak insanlara nesnelere sürtünmesi durumu. Cevabını kitapta bulcaksınız:)
İnsan başlangıçtaki halinden ne kadar da az değişmiştir.Hala birinin gözüne dik dik bakmak, karşı tarafın isteği olmadan dokunmak açık saldırganlık ifadesidir.YAşadığımız yerleri işaretlemek adına değişik renklere bıyamak,evlerimiz süslemek,aile ortamını sürdürmek ve çocuk yetiştirmekle hala ne kadar eskisi gibiyiz.
Kitapta çıplak maymun olan bizlerin yaşama ,yeme gibi ata hayatlarımızla ortaklıklarımız anlatılıyor

Yazarın biyografisi

Adı:
Desmond Morris
Unvan:
Yazar
Doğum:
Wiltshire, 1928
Desmond Morris, 1928 yılında Wiltshire'da dünyaya gelmiştir. Birmingham Üniversitesi'nden Zooloji lisans derecesi ile mezun olduktan sonra, Oxford Üniversitesi'nde doktora yapmıştır. 1959 yılında Londra Hayvanat Bahçesi müdürü olarak çalışmaya başlayan Morris, bu görevini sekiz yıl süreyle sürdürmüştür. Tüm Dünyada milyonlarca satan Çıplak Maymun adlı kitabını bitirinceye dek yedi adet kitap ve birçok bilimsel çalışmaya imza atmıştır. Desmond Morris, insan ve hayvan davranışlarını inceleyen birçok televizyon programı ve filmin de yapımcılığını üstlenmiştir. Kendisinin hem yetişkinler hem de çocuklar tarafından sevilmesini sağlayan kolay anlaşılır üslubu, onu günümüzün en ünlü tabiat tarihi program yapımcılarından biri haline getirmiştir. Morris aynı zamanda son derece başarılı bir sanatçıdır.

Yazar istatistikleri

  • 10 okur beğendi.
  • 69 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 113 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.