Desmond Morris

Desmond Morris

Yazar
8.3/10
76 Kişi
·
201
Okunma
·
25
Beğeni
·
1797
Gösterim
Adı:
Desmond Morris
Unvan:
Yazar
Doğum:
Wiltshire, 1928
Desmond Morris, 1928 yılında Wiltshire'da dünyaya gelmiştir. Birmingham Üniversitesi'nden Zooloji lisans derecesi ile mezun olduktan sonra, Oxford Üniversitesi'nde doktora yapmıştır. 1959 yılında Londra Hayvanat Bahçesi müdürü olarak çalışmaya başlayan Morris, bu görevini sekiz yıl süreyle sürdürmüştür. Tüm Dünyada milyonlarca satan Çıplak Maymun adlı kitabını bitirinceye dek yedi adet kitap ve birçok bilimsel çalışmaya imza atmıştır. Desmond Morris, insan ve hayvan davranışlarını inceleyen birçok televizyon programı ve filmin de yapımcılığını üstlenmiştir. Kendisinin hem yetişkinler hem de çocuklar tarafından sevilmesini sağlayan kolay anlaşılır üslubu, onu günümüzün en ünlü tabiat tarihi program yapımcılarından biri haline getirmiştir. Morris aynı zamanda son derece başarılı bir sanatçıdır.
Öküzü öküz diye adlandırmaya alışmış olması
gereken zoologlar bile, bu konuda içten gelen
bir çeşit üstünlük duygusundan kurtulmakta
güçlük çekerler. Bu engeli aşabilmenin tek
yolu, insanoğluna bile sanki bizimle ilgisi
olmayan bir türdenmiş gibi bakmaktır. Şimdi
insanı, teşrih masasına upuzun uzanmış,
incelenmeyi bekliyor varsayalım. Bakalım
nereden başlayacağız?
Çıplak maymun (insan) primatlar arasında en büyük beyne sahip olmakla övünür, ama en büyük cinsel organa da sahip olduğunu gizlemeye çalışır ve bu şerefi, güçlü goril hazretlerine bırakmayı tercih eder.
Hepimiz, hangi ulustan olursak olalım, aynı kökten gelmekteyiz. Ve aynı jenetik özellikleri taşıyoruz. Sonradan edindiğimiz giysiler altında çıplak birer maymunuz hepimiz...
"Tatlıcı" dükkânları vardır ama, "ekşici" dükkânına pek rastlanmaz. Çeşitli lezzetlerde yiyeceklerden meydana gelen bir yemeğin sonunu "tatlıya bağlamakla"
Kafese kapatılmış bir et yiyiciyi canlı hayvan değil de, kesilmiş etle beslersek onun avlanma ihtiyacını gidermiş olmayız. Yine bir av köpeği, sahibiyle dışarda dolaşırken fırlatılan bir sopayı yakalayıp geri getirdiği vakit, bu onun içindeki avlanma özlemini, önüne sürülen yemekten çok daha fazla giderecektir. En besili ev kedisi bile geceleyin dışarda şöyle bir dolanmak, başına gelecekten habersiz bir kuşun üzerine atlamak imkânına sahip olmak ister.
Kültürel eğitimle çok şeyler başarılır ama, beynin gelişmiş merkezleri ne kadar iyi çalışırsa çalışsın, daha basit merkezlerce desteklenmedikçe sonuç alınamaz.
288 syf.
·Beğendi·8/10
Çıplak Maymun, zoolog Desmond Morris'in HOMO SAPİENS yerine kullandığı ifadedir.

EVRİM UYARISI!!!!!


Kitapta yazılanların temelinde -elbette ki ve ço..ook doğal olarak- evrim var.
-Evrimi sadece küçüklük fotoğrafıyla günümüz fotoğrafını kolaj yaparken "evrime kafa atmışım yaaa sndndn" derken kullanıyorsanız okumadan önce hemen yeni sekmeye geçip çok zaman kaybetmeden milyonlarca yıl önceki atalarınızdan haberdar olmanızı tavsiye ederim.

-Eğer evrimden bahseden insanlara "siz atanızı maymun olarak mı kabul ediyorsunuz" "tesadüf olarak görüyorsanız sizin orda oturmanız ne peki"
( https://youtu.be/o19nDcz_a3I )
ve benzeri şekillerde tepki gösteriyorsanız, cinsellik de sizin için mimli bir konuysa, ayrıca barbarlıkla et yiyicilik arasında alaka kurmuşsanız, lütfen sayfayı hızlıca kaydırıp metnin gerisini okumayınız, hele hele saldırganca söylemlerine hedef tutacak karakterde insanlardansanız yoruma beni engelleyin yazmanız yeterli...


Çift halinde yaşayan, önemli cinsel güce sahip, başka hiçbir yerde rastlanmayan bir sürü karakteristikleri olan bir tür; primat geçmişli, et yiyiciye dönüşmenin izlerini taşıyan karmaşık bir bileşim. (İlaveten çağdaş uygarlık) olarak tanımlanıyor, çıplak maymun.
Çıplak maymunun tüylerini hangi dönemde döktüğü bilinmemekte. Bilim insanlarının konu hakkında birkaç teorisi var. (Ne demişler diyen meraklısı için yazarın kendi anlatımıyla sayfaları paylaşabilirim, söylemeniz yeterli.)

Kitap: kökler, cinsellik, yavru bakımı, araştırıcılık, savaşma, beslenme, konfor ve hayvanlar olarak 8 bölüme ayrılmış.

Kökler bölümünde tüysüz(çıplak) olmamızın kökeni gibi konulardan, cinsellik bölümünde tek eşli olmamızı sağlayan nedenlerden, cinsel yaşantısı en yoğun olan tür olmamızdan, orgazm sırasında vücutta meydana gelen değişimlerden bahseder, ve dişide orgazm ilk kez türümüzde görüldüğü için orgazmın "erkeksi" olduğunu, ayrıca kulak memesinin sadece bu iş için ortaya çıktığını söyler.
Yavru bakımımda insan yavrusunun en aciz yavru olduğundan bahseder. Gülmenin anneyi ilk tanıdığın zamandan ileri geldiğini söyler. Hatta "akıllı bir çocuk, belki babasını tanır. Ama gülen çocuk, anasını tanıyan çocuktur" der.
Konforu rahatlatılma "tımar edilme" ihtiyacımızı kuaförle berberle giderdiğimizi söylüyor yazar :D
Ayrıca et yiyici bir primat olduğumuzu vejetaryenliğin çok da başarılı olmadığını söylüyor. (Bunu çok kibar söylemiş ben olsam:
"Eti sadece yemek mönülerindeki bir çeşit sanan ve tercih meselesine dönüştüren insanlar bilimsel arka planına baksa beyinlerinin büyüklüğünün bile etten kaynaklandığını görürler. "küçükken et yemiyordum sonra vejetaryen oldum" diyen cahil cühela ünlüleri nasıl kendine model alabilir insan anlamıyorum. Hele de hayvanları et yemeyerek koruduğunu düşünen biri bunu nasıl yaptığını lütfen açıklasın. Endüstriyel hayvancılık senin baklagilini, fasulyeni üretebilmek için doğal alanları tahrip edip hayvanların yaşam alanlarına kast ediyor. Et yiyici biri etli nohut yerken olay neyse bir vegan falafel yerken de o. Hayvanların kobay olarak kullanıldığı sektörlerden bahsetmiyorum bile. Yani hayvanlara zarar vermemek için kapitalizm dişlisinden çıkman gerekiyor fikibok, kapitalizme karşı durman gerekiyor." derdim)

Kitapta bahsetmediğim, belki "yazmayı unuttum tüh" diyeceğim pek çok ayrıntı var. Sayfaları dolu dolu olan bir kitap. Her bilgi düzeyinden insanın okurken zevk alabileceği sade ve akıcı anlatımlı pek hoş bir kitap. Ozellikle de bir görüşünden bahsederken size yapılan araştırmaları, deneyleri anlatıp kendi yorumlarını daha geri planda tutması güzel güvenilir bir kaynak haline getiriyor kitabı. Herkese tavsiye ediyorum, keyifli okumalar arkadaşlar.
288 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Düşündürücü, eğlenceli ve şaşırtıcı bir kitap.

Kitabı okumadan önce, maymunlarla benzer yanlarımızın olduğunu hep düşünürdüm. Ama bu kitabı okudukça, "ne kadar çok benzer yanlarımız varmış" diye düşünmeye başladım.

"Bazı bölümlerini okurken sıkılabilirsin" diyenler oldu. Ama ben okurken hiç sıkılmadım :).
288 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Dağ evinde, akşam ateşin başında otururken ak sakallı bir ihtiyarın size hikaye anlattığını düşünün. Bu kitabı okurken bende bıraktığı tat böyle oldu. İnsan kitap bitmesin istiyor. Evet, bahsettiği konuları daha detaylı açıklayan başka kitaplar vardır elbette ama bu adam genel olarak insanın davranışlarının altındaki hayvansal kökleri çok güzel anlatmış. Harari de kitaplarında birçok konuya değiniyor ama onun kitaplarını okurken bu kadar zevk almamıştım.

Atalarımızın toplayıcı olduğu dönemde çokeşli iken avcılık yapmaya başlamamızla tekeşli yaşamaya geçişimiz hakkındaki teorisi gayet mantıklı. Erkekler toplu olarak ava gitmeye başlayınca kadın ve çocukların onları beklemesi gerekti. Bugün bile benzer şekilde yaşıyoruz. Çünkü insan bebeğinin yetişmesi çok uzun yıllar alıyor bu da annenin çocukla diğer ptimatlara göre daha uzun süre ilgilenmesini gerektiriyor. Bugün ava değil işe gidiyoruz. Normalde diğer primatlarda sadece anne çocuğun beslenmesi ile ilgilenir ve topluluk sürekli bir aradadır, birlikte yaşarlar. Ayrılıp ava çıkan ve eve ekmek getiren, çocuğunu ve eşini besleyen tek primat erkeği insandır. Erkekler topluluk olarak avlandığı için birbirlerine ihtiyaçları var. Büyük kedi ve köpekler gibi tek başına avlanabilecek bir yırtıcı değiliz. Yalnız kalmış bir insan, yırtıcılara karşı savunmasızdır. Bu nedenle erkekler beraber avlanmak zorunda kalmış. Ve her erkeğin, grupta sorun çıkarmadan yaşamaya devam etmesi için en güçlü erkeğin bütün dişilere sahip olduğu düzen değişmiş. Her erkeğe bir dişinin düştüğü bir düzen daha çok işimize gelmiş. Bu aynı zamanda kadının da işine gelmiş çünkü yıllarca savunmasız durumda olan yavrusunu büyütene kadar hem kendine hem yavruya besin bulması ve yırtıcılardan korunmaları çok zor. Bu nedenle kadında onunla ve yavrusuyla sürekli ilgilenecek bir erkeğe ihtiyaç duymuş.
Günümüzde kadınlar da iş bulup çalışabildiği (ava gidebildiği) için kadın erkek ilişkileri yine değişiyor.

Kitabın adına da ilham veren, derimizin diğer primatlar gibi yoğun ve belirgin kıllarla kaplı olmaması, yani çıplak bir maymun oluşumuzla ilgili olarak bir kaç teori olduğunu söylüyor. En kabul edileni uzun süren avlara çıkan insanlar için vücudun ısınması sorunu bu şekilde giderilmeye çalışılmış. Deri çıplaklaşmış, ter bezleri çoğalmış, deri altında yağ tabakası oluşmuş.

Bunlar gibi bir çok konuda ilgi çekici bilgiler var bu güzel kitapta.
160 syf.
·2 günde·9/10
Kitabın yazarı Morris'in 50 yıllık tecrübe ve gözlemlerini aktardığı kitap sorular çerçevesinde kedilerin davranışlarını analiz ediyor. Bir çok kedi sahibinin farkettiği ama ne anlama geldiğini bilmediği davranışları bu kitapta bulabilirsiniz. Benim en çok ilgimi çeken kedilerin oyuncaklarını neden havaya fırlatarak oynadığıydı. İngiliz kültüründe ''kedi'' ler ile ilgili deyim ve atasözlerinin nasıl geliştiği de kitaba konulmuş. Kedi severlerin severek okuyacağını düşünüyorum.
280 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Statü işaretlerinin ne demek olduğunu ,zenginlerin neden havalı kıyafetler giydiklerini, yumurtadan çıkan civcivin hemen annesinin peşinden gitme ile yaşadığı “damgalanmanın”,insanlarla gözünü açan aslan yavrusunun kendisini insan gibi görüp diğer kaplanlardan korkmasıyla yaşanan “ters damgalanmanın “ya da giydiğimiz spor kıyafetlerin ne demek olduğunu ve insanat bahçesinin birçok özelliğini merak ediyorsanız okuyun derim.
288 syf.
·4 günde·7/10
Yazar kitabı yazarken üç ana temel prensip üzerinden ayrılmadan yazmaya çalışmış. Bu prensipler, geçmişimiz üzerinde paleontologların fosiller ve başka kalıntılardan sağladıkları bilgiler, hayvan davranışlarını kıyaslamalı olarak inceleyenlerin kaynakları (özellikle goril, maymun) ve son olarak çıplak maymun türünün en gelişmiş üyeleri üzerine yapılan gözlemlerin sağladığı bilgiler ki zaten kendisi bir zoolog olduğu için, çıplak maymunu -yani bizi- bir hayvandan ayrı tutmayarak kendi gözlemlerini gönül rahatlığıyla aktarmış.

Bu üç temel prensiplerin yanısıra evrimsel biyolojiyi de göz önünde bulundurarak kitabı sekiz bölüme ayırmış. Kökler, cinsellik, yavru yetiştirme, araştırma, savaşma, beslenme, konfor ve hayvan. Bu bölümleri yazarken sadece çıplak maymun üzerinden değil öncelikle diğer hayvanlar üzerinden bir takım gözlemler aktararak daha sonra bizim onlarla olan benzerliğimizi ve farkımızı ortaya koymuş. Açık söylemek gerekirse ortada her ne kadar çok büyük bir fark gözükmese de -gelişmiş beynimiz dışında- bazı örneklemeleri evrimsel gelişime yeterli açıklamayı getirmemiş. Ancak yine de farklı bir bakış açısı olduğu için bilmediğimiz bir çok bilgiyi ve gözlemi aktarmış, hem hayvanlar hem de çıplak maymunlar hakkında.

Eğer belgesel tadında bir kitap okumak istiyorsanız sizin için güzel bir seçim olabilir. Yine de bazı bölümleri okurken tıpkı gece yarısı belgesel izliyormuşcasına gözleriniz kapanabiliyor.
296 syf.
·Beğendi·8/10
Dokunmaktan çekiniriz. Bize bunu toplum öğretir. Ahlak dedikleri kavramın önemli bir kısmını bedensel temas oluşturuyor. Yazar çok iyi bir araştırma sürecinden sonra yazmış bu kitabı. Okunması yararlı olacaktır. Gözlemlerini ikna edici bir şekilde temellendirmiş.

Yazarın biyografisi

Adı:
Desmond Morris
Unvan:
Yazar
Doğum:
Wiltshire, 1928
Desmond Morris, 1928 yılında Wiltshire'da dünyaya gelmiştir. Birmingham Üniversitesi'nden Zooloji lisans derecesi ile mezun olduktan sonra, Oxford Üniversitesi'nde doktora yapmıştır. 1959 yılında Londra Hayvanat Bahçesi müdürü olarak çalışmaya başlayan Morris, bu görevini sekiz yıl süreyle sürdürmüştür. Tüm Dünyada milyonlarca satan Çıplak Maymun adlı kitabını bitirinceye dek yedi adet kitap ve birçok bilimsel çalışmaya imza atmıştır. Desmond Morris, insan ve hayvan davranışlarını inceleyen birçok televizyon programı ve filmin de yapımcılığını üstlenmiştir. Kendisinin hem yetişkinler hem de çocuklar tarafından sevilmesini sağlayan kolay anlaşılır üslubu, onu günümüzün en ünlü tabiat tarihi program yapımcılarından biri haline getirmiştir. Morris aynı zamanda son derece başarılı bir sanatçıdır.

Yazar istatistikleri

  • 25 okur beğendi.
  • 201 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 313 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.