Kitap genel çerçevesi itibariyle çok önemli bir sorunsala odaklanıyor: Her şeyi çözecek bir tavsiye var mı? Bugün çocukları söz konusu olduğunda aileler sorunlarını hemen çözecek tavsiyeler, el kitapları ve yazıları okumaktan başka bir çözüm düşünemiyor. Halbuki her çocuğun dinamiği biriciktir. Bu meseleye odaklanan kitap hem alan uzmanlarının hem de ailelerin okuması gereken bir kitap.
Sigmund Freud, yalnızca klinik alanda eserler vermemiş, toplumsal konuları da psikanalizin ilkelerinden faydalanarak açıklamaya çalışmıştır.. Nitekim Uygarlığın Huzursuzluğu adlı eserinde de uygarlık adına insanların iç güdülerine karşı koyuş çabasını tartışmaktadır. Topluma dair yeni bir bakış açısı edinmek isteyenlerin okuması gereken bir kitap.
Çokta uzak olmayan bir geçmişte sömürgecilik uğruna dünyamızda pek çok katliam gerçekleşti. Bu katliamların belki de en acısı ve yıkıcısı dönemin Belçika Kralının kişisel mülkü ilan ettiği Kongo’da gerçekleşti. 20 yılda 12 milyon insanın hayatını kaybettiği bu soykırım, belki de soykırıma uğrayan grubun lobisinin olmaması belki de değer görmemesiyle nedeniyle hala daha bilinmez. Holokost’tan bile daha büyük bir soykırım olan Kongo soykırımını, soykırımın müsebbibi olan Leopold’ün ağzından dinlerken Mark Twain’in hicivleri bize eşlik ediyor. Güzel bir çeviri ürünü olan kitap mutlaka okunmalı. Okunmalı ki bugünün demokrasi ve insan hakları savunucusu olan topluluklarının geçmişteki suçlarını bilmeli ve bu toplumların bilinç dışında yatan suçlulukla tanışmalıyız.