Sonra ortada bir sebep yokken gözleri doldu. Korkuyor muydu? Belki. Ama daha çok, anlaşıldığını hissetmenin getirdiği derin, sarsıcı bir huzurdu içinde büyüyen.
Şu herkesin yanlışlıkla Shakespeare'e atfettiği sözü biliyor musun? diye sordu Madison.
Yağmuru sevdiğini söyleyip yine de şemsiye taşımakla ilgili olan mı? diye karşılık verdi Adelaide.
Hayır, dedi Madison. Beni bir kez kandırırsan kendinden utan. Beni iki kez kandırırsan benden utan.
Belki de böyle olması gerekiyordu. Paramparça olmuş vaziyette, her nasılsa hem hissiz hem de acı çekerek orada öylece yattığım için olabildi. Sessizce haykırdığımda, yardım da sessizce geliyor belki. Evren beni dinliyordu. Sinyali alabildi.
Bilemiyorum.
Ama kesinlikle bir şey oldu.
Zamanlama mükemmeldi.