Yâ Kebîkeç Kitap Okuma Grubu

Yâ Kebîkeç Kitap Okuma Grubu
@Ya_Kebikeccc
Her kitap, ruhumuza taktığımız bir kanattır. Biz Yâ Kebîkeç’te, kelimelerin göğe yükseldiği o eşsiz yolculuğa çıkarız. —Bize eşlik etmek ister misin?
Hevesi Kirpiğinde
Puan vermedi·112 syf.··
2026 10. kitabı
Bin yıllardır bu topraklarda o veya bu şekilde birçok insanın hevesinin mekanı kursaktı.. Öyle bir tutmuştu ki yerini yutkunamadı kimse.. Darbeler, katliamlar, Sivaslar, Ankara Garı, Gezi ve daha niceleri.. Polat özlüoğlu her kitabında bunları anlattı. Çünkü Murathan Mungan 'ın dediği gibi bu ülke unutanların ülkesiydi. Elbette kan davası değil amaç ama araya giren kan hatırlatılmalı ve yaşanan acıların bıraktığı izlerin silinmediği bilinmeliydi. Polat Özlüoğlu her öykü kitabı ülkenin çok da uzak olmayan geçmişine sizi en can alıcı yerden götürüyor. En zayıf, en çaresiz olandan başlıyor anlatmaya.. Çocuklardan.. Bir çocuk ağlarsa dünya yıkılmalı deniyor ya.. Yıkılmıyor efendim.. Geriye öyküde can bulan yarım kalmış bir çocuk gülüşü kalıyor. Hevesi Kirpiğinde.. Bir çocuğun kirpiğine asılı kalan bir katrenin içindeki kocaman bir dünyayı anlatıyor. Toplumda ötekileştiren varlığı reddedilen insan hikayeleri.. Sezen Aksu Erdal Eren'in resimini görünce "son bakış" şarkısını yazmış ya.. Polat Özlüoğlu da son bakıştaki kursaktan çıkıp kirpikten dökülen nice hevese ses olmuş. Dili çok etkileyici. Özellikle bir öyküde günüm sadece dedesinin elinden tutup mezarlığa giden çocuğu düşünerek geçti. Gidip kurtarmak istedim.. Sarılmak istedim. Yaralarını sarmak istedim. Gidenlerin geride bıraktıklarına söyleyemediklerinin arzuhalcisi bir kalem.. Yürek işçisi yani.. Okuyacak olana keyifli okumalar
Hevesi KirpiğindePolat Özlüoğlu · İthaki Yayınları · 202684 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zaman Kaybından Ölen Kadının Hikayesi
Puan vermedi·124 syf.··
2026 8. kitabı
Bursa,Van,Mardin.. Harita üzerinde çizildiğinde çeşitkenar üçgen oluşturan bu üç şehir haritayı ve geometri bilimini yalancı çıkarmamak için bin bir çeşit insanı saklayan binlerce öykü içerir ve Ali İPEK onlardan biri ile sizi buluşturuyor. Kitap çekirge devlet hastanesinde psikiyatri bölümünde muayene olmak isteyen Saniye’nin hikayesi.. Ünzile ile ortak yönleri olmakla birlikte Saniye’nin hikayesi koyun karşılığı satılmak değil. Karşılığı olmayan bir yaşamda kabul görmek,var olmak kendini bir ispat yolculuğu. Bu yolculukta çocukluk arkadaşları ile beraber cevabı ömür süren bir soru ile sırtlarına yükledikleri ağır yükü gittikleri her yere taşımışlar.. Mezarlıklar,doğumlar ölümler kalanlar ve gidenler tüm bu hengamede kabul görmek için sessizliği seçen bir kadın.. Saniye.. Ali İpek kalemi ile sizi ova dan alıp çocukluğun çıkmaz sokaklarına oradan bir mezar taşının soğukluğuna götürecek kadar gerçek .. Sıcacık bir nefes ve güzel bir anlatı .. Şehir tanıdık.. Ova tanıdık.. Toprak tanıdık..Kadın tanıdık Kitapta mermeri işleyen usta tanıdık.. Bu kitabı sevmem için bütün şartlar olgunlaşmışken..Saniye ile yolculuğa çıkmamak olmazdı.
Zaman Kaybından Ölen Kadının HikayesiAli İpek · İletişim Yayınları · 202656 okunma
Derdin İncinmesin
Puan vermedi·116 syf.··
2026 7. kitabı
Dünya birine acı çektirenler ile sırası gelince aynı acıyı çekenler arasında gidip geliyor" . İlk öykünün giriş cümlesi.. On altı hikayeden oluşan kitap yazarın ilk kitabı.. Şiirin kurguda kaybolduğu bir tını ile sizleri karşılıyor. @ormn_mustafa   annenin sıcak ve koşulsuz kucağına sığınan, babayı gece evden gönderen ve arkasından çok ağlayan çocukların gözüyle bakıyor kitapta. Her öykü kendi içinde ayrı bir yolculuk ama bir kaç öykü öncesi ya da sonrasına selam duran cümlelerle sizi şaşırtıyor. Kitabı okurken Tanpınar'ı canlandırdığım gibi bir figür canlanıyor gözümde.. Yakası kalkık bir palto ile elleri cebinde karanlıkta kar altında yürüyen kirli sakallı bir adamın zihnine yolculuk yapıyorum hissi oluştu bende. Büyüdüğüm coğrafyanın çay ocaklarını, kışlarını, yazlarını okumak ayrıca çok lezzetliydi. Kitap boyunca hüzün ve öteki olmanın verdiği yalnızlık hissi çok baskın. Bazı hikayelerde kolaj tekniği kullanarak sizi hatırlamaktan mutluluk duyacağınız yazarların cümleleriyle buluşturuyor. Bir annenin,giden babaya ihanetini anlatırken yapılan tasvir sizi iğreti etmiyor. Hassas bir teraziye oturtmak bazı konular için zordur bunu çok güzel yapmış. Metaforlar var.. Duvara yansıyan gölgelerin hareketleriyle yapılan yaşanan hayatın aslında zahir olanı asla örtmeyeceğini görüyorsunuz. Evlere yapılan baskınlar,götürülen ve haber alınamayan babalar,kanlı ranzalar ve olup bitenin insanı şaşkına çeviren hikayeleri.. "Kişi umduğuna kırılır" derler Mustafa Orman "ummaktan" kırılan insanların hikayelerini yazıyor. "Derdin incinmesin".. Dermanın dertte olduğunu bilerek. Derdin varsa insanca bakarsın, halden anlarsın.. Yoksa ne bilsin dertsiz kişi karşıdakinin yarasını..diyor yazar.. Yaşam bir çıkmaz sokak, dönüp dolaşıp çocukluğa geliyor. Ani bir frenle duruyor insan onun
Derdin İncinmesinMustafa Orman · Everest Yayınları · 2023120 okunma
Puan vermedi·255 syf.··
2026 6. kitabı
Esra Kahya içimizden tam içimizden geçen hikayeleri o kadar duru ve sizi içine alacak şekilde anlatıyor ki.. Öykülerini uzun süre unutamıyorsunuz mesela.. Bir İntihar Çok Ölüm romanında ise kurgusu ile daha ilk sayfalardan itibaren sizi içine alıyor ve bir sonraki bölümde neler olacağını merak ederken içinde olduğunuz bölümün hüznü ve insana dair yaşanan tüm duyguların sizi sarmalayan yanını da bırakmak istemiyorsunuz. Geçmişe dönüşler çok yerli yerinde.. Yetişkin bir insanın annesine ait bir kokuyu içine çektiği zaman karakterin bir anda o sevgiye aç çocuğa dönüşmesi hissedilir derecede gerçek. Romana dahil olan karakterlerin hepsinin hikayesinin olması ve bu hikayelerden sizin "süpriz sonlu" olarak bir anda haberdar olmanız okurun ilgisini hep diri tutan diğer bir özelliği. Konusuna gelince iki çocuk ve büyümek zorunda kaldıkları anne ve baba dörtgenini ve aile olmanın aynı soyadını taşımak olmadığını burnunuzun direğindeki sızıyı göndere çekerek anlatıyor. Aynı evin içinde yapayalnız kalmış iki yetişkin ve bu yetişkinlerin kendi yaşamlarının kırgınlıklarının acılarının ve iyileşememelerinin yarattığı yıkılmışlığa tanıklık ederken yara bere içinde kalan iki çocuk. Sırtımızda taşıdığımız kamburun sadece kan dolaşımı ile bedenimizde taşıdığımız bir yük olmadığını, herkesin o veya bu şekilde sırtında küfe küfe bir Kambur taşıdığı gerçeği ile bir kere daha yüzleşiyorsunuz. Aşkın sadece yasal olarak belirlenen yetişkinlik çağında karşınıza çıkmayacağını ve belki de küçük bir çocuğun hissettiği AŞK'ın daha tanrısal bir gücü olduğunu bir kere daha hatırlyacağınız bir eser. Evlilik gibi bir kurumun asla zorla yapılmayacağını ve yapıldığı takdirde de oluşan çatlaklardan ince ince su alacağını ve o suyun o temeli elbet çürüteceğini öyle zarif anlatmış ki.. Hepiniz
Bir İntihar Çok ÖlümEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2026481 okunma
Ada hikayesi...
Puan vermedi
Yaşar Kemal okumak tarihe yapılan bir yolculuk, bir adada sahile vuran dalganın taşların üzerinde bıraktığı tuza dokunmak.. Bazı kitapların sizi bulması yıllar alır. Bir ada hikayesi serisi de beni kendimi terk edilmiş bir ada gibi hissettiğim bir zamanda çıkageldi. Yani tam zamanında. Mübadele döneminde yaşanan bir göç hikayesi yani destanı. Evlerinden barklarından sürgün edilen insanların "neresi sıla bize neresi gurbet" dizesi o dönemden mirası. Poyraz Musa ve toprağını terk etmeyen Vassiliki'nin ortak kaderine şahit olmak isteyenler tadına doyulmaz bir anlatımla sizi başbaşa bırakıyorum. Not:Kardeş Türküler'in Doğu albümünde Seslendiren "yezidiler" adlı metnin kitaptan bir bölüm olduğunu bugün öğrendim ve gösterilen saygı duruşunun karşısında soluğum kesildi. Kitaptan bana kalanlar.. Benim bildiğim ki insanoğlu sürgün, muhacir bir yaratıktır. Bir kuşlar böyle muhacirdirler bir bu gariban insanlar.. Süngü savaşına girmiş bir kişi bundan dolayı ölünceye kadar mutlu olamaz kendine gelemez yaralı kalır. Bir insan bir insanın yüzüne baka baka onu kolay öldüremez. Bir insanın bir insanı öldürmesi kendisini öldürmesinden de zordur. Baharda en çok denizler bahar kokar. İnsanı insan eden ne kadar içimizdeki sevgi ise de tanrı bunu böyle söylemişse de ondan daha çoğu da acımadı. İnsanı insan yapan da sevgiyi sevgi yapan da acımadır.. Biz aynı ateşin küllerinden doğduk. Biz dedi biz niçin uğunan bir hızla koşuyoruz, bu kadar öldürücü, aşağılayıcı, bu kadar utandırıcı korkulara dayanarak da üstelik. Biz nereye niçin gidiyoruz? Üzülme dedi Biz insanoğluyuz doğumdan ölüme kadar başımızdan geçmeyen kalmaz. Yalnız şunu bil ki kardeş İnsanoğlu her gün anasından terütaze doğmuş gibi bir kez daha doğar, her gün doğan günle birlikte. Yeter ki her sabah günle birlikte doğmayı
Fırat Suyu Kan Akıyor BaksanaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20208,2bin okunma