Esra Kahya içimizden tam içimizden geçen hikayeleri o kadar duru ve sizi içine alacak şekilde anlatıyor ki.. Öykülerini uzun süre unutamıyorsunuz mesela..
Bir İntihar Çok Ölüm romanında ise kurgusu ile daha ilk sayfalardan itibaren sizi içine alıyor ve bir sonraki bölümde neler olacağını merak ederken içinde olduğunuz bölümün hüznü ve insana dair yaşanan tüm duyguların sizi sarmalayan yanını da bırakmak istemiyorsunuz.
Geçmişe dönüşler çok yerli yerinde.. Yetişkin bir insanın annesine ait bir kokuyu içine çektiği zaman karakterin bir anda o sevgiye aç çocuğa dönüşmesi hissedilir derecede gerçek.
Romana dahil olan karakterlerin hepsinin hikayesinin olması ve bu hikayelerden sizin "süpriz sonlu" olarak bir anda haberdar olmanız okurun ilgisini hep diri tutan diğer bir özelliği.
Konusuna gelince iki çocuk ve büyümek zorunda kaldıkları anne ve baba dörtgenini ve aile olmanın aynı soyadını taşımak olmadığını burnunuzun direğindeki sızıyı göndere çekerek anlatıyor. Aynı evin içinde yapayalnız kalmış iki yetişkin ve bu yetişkinlerin kendi yaşamlarının kırgınlıklarının acılarının ve iyileşememelerinin yarattığı yıkılmışlığa tanıklık ederken yara bere içinde kalan iki çocuk.
Sırtımızda taşıdığımız kamburun sadece kan dolaşımı ile bedenimizde taşıdığımız bir yük olmadığını, herkesin o veya bu şekilde sırtında küfe küfe bir Kambur taşıdığı gerçeği ile bir kere daha yüzleşiyorsunuz. Aşkın sadece yasal olarak belirlenen yetişkinlik çağında karşınıza çıkmayacağını ve belki de küçük bir çocuğun hissettiği AŞK'ın daha tanrısal bir gücü olduğunu bir kere daha hatırlyacağınız bir eser.
Evlilik gibi bir kurumun asla zorla yapılmayacağını ve yapıldığı takdirde de oluşan çatlaklardan ince ince su alacağını ve o suyun o temeli elbet çürüteceğini öyle zarif anlatmış ki.. Hepiniz
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yazar Yavuz Ekinci ile bu kitap vesilesiyle tanışmış oldum. Tabii hem yazar hem de kitap ile tanışmama vesile olan Yâ Kebîkeç Kitap Okuma Grubu grubudur.
Kitap aşırı derece de sürükleyici ve akıcı.
Bir insanı öldürecek kadar vahşi ama yolda bulduğu yaralı bir kirpiyi kurtaracak kadar merhametli olan hırslı bir koleksiyonerdir Aziz Mirzade. En büyük keşfi olarak gördüğü ressam Timur'un intiharının 10.yılında kendini trajik bir arayışın içinde bulur. Timur ölümünden 2 sene önce Dante'nin İlahi Komedya eserini yeniden yorumlayıp meydana getirdiği üç eseri kayıptır. Ancak bu eserler üç ayrı insanın sırtına nakşedilmiştir. Cennet, Cehennem ve Araf üçgeninde Aziz' in vermesi gereken karanlık bir karar vardır. Ve bu yanıtını söz ile değil eylemle yapacaktır.