Yaşar Kemal okumak tarihe yapılan bir yolculuk, bir adada sahile vuran dalganın taşların üzerinde bıraktığı tuza dokunmak..
Bazı kitapların sizi bulması yıllar alır. Bir ada hikayesi serisi de beni kendimi terk edilmiş bir ada gibi hissettiğim bir zamanda çıkageldi. Yani tam zamanında.
Mübadele döneminde yaşanan bir göç hikayesi yani destanı. Evlerinden barklarından sürgün edilen insanların "neresi sıla bize neresi gurbet" dizesi o dönemden mirası.
Poyraz Musa ve toprağını terk etmeyen Vassiliki'nin ortak kaderine şahit olmak isteyenler tadına doyulmaz bir anlatımla sizi başbaşa bırakıyorum.
Not:Kardeş Türküler'in Doğu albümünde Seslendiren "yezidiler" adlı metnin kitaptan bir bölüm olduğunu bugün öğrendim ve gösterilen saygı duruşunun karşısında soluğum kesildi.
Kitaptan bana kalanlar..
Benim bildiğim ki insanoğlu sürgün, muhacir bir yaratıktır. Bir kuşlar böyle muhacirdirler bir bu gariban insanlar..
Süngü savaşına girmiş bir kişi bundan dolayı ölünceye kadar mutlu olamaz kendine gelemez yaralı kalır. Bir insan bir insanın yüzüne baka baka onu kolay öldüremez. Bir insanın bir insanı öldürmesi kendisini öldürmesinden de zordur.
Baharda en çok denizler bahar kokar.
İnsanı insan eden ne kadar içimizdeki sevgi ise de tanrı bunu böyle söylemişse de ondan daha çoğu da acımadı. İnsanı insan yapan da sevgiyi sevgi yapan da acımadır..
Biz aynı ateşin küllerinden doğduk.
Biz dedi biz niçin uğunan bir hızla koşuyoruz, bu kadar öldürücü, aşağılayıcı, bu kadar utandırıcı korkulara dayanarak da üstelik. Biz nereye niçin gidiyoruz?
Üzülme dedi Biz insanoğluyuz doğumdan ölüme kadar başımızdan geçmeyen kalmaz. Yalnız şunu bil ki kardeş İnsanoğlu her gün anasından terütaze doğmuş gibi bir kez daha doğar, her gün doğan günle birlikte. Yeter ki her sabah günle birlikte doğmayı