Bakmayın güldüğüme, gerçekten kendi yaşam felsefesi var. Başka kimseyi istemez dünyasında. Hiçbir erkek balığı yaşatmaz yanında.... sadece döllenme için buluşur.
Ama sorumluluk sahibidir de. Yumurtadan çıkan yavrularını korur, büyütür, sonra yalnızlığına geri döner. O kutsal yalnızlığına...
Mahluk diyorum ama gerçekte bizim gibi insandılar. Çıkar için her türlü kötülüğü yapmaya yatkın bir ruha sahiptiler, sonra da kendilerini bağışlarlardı. İnsanın en büyük kepazeliği işte bu bağışlama duygusuydu. Kötülüklerin sürekli tekrar etmesinin nedeni de bu olabilirdi. Kendimizi hoş görmemiz, eninde sonunda inandırıcı bir gerekçe bulmamız. Olmadı, ben aciz bir kulum, her türlü kötülüğü yapabilir, suçu işleyebilirim ama yaradanıma sığınır, kendimi bağışlatırım ucuzluğu.