Bu cehennemi sıcağın altında, şu tabutta yatan soğuk ceset de bir zamanlar masum
bir çocuktu. Talih ona kötü davranmış, çekip almıştı annesini babasını elinden, koruması gereken akrabalar onu terk etmiş, toplum sahip çıkmamıştı. Bırakın sahip çıkmayı,
umursamamışlar, aldırmamışlar, nihayet istismar etmişlerdi;
sadece bedenini değil, ruhunu da kirletmişlerdi. Toplum diyorum ya, aslında hiçbir anlamı yok bu kelimenin. Akifi
biz koruyamamıştık, biz, bu ülkenin insanları. Akif de psikolojik olarak sakatlanmış, kendisine yapılanı başkalarınna yaparak bir tür canavara dönüşmüştü.
Alçaklıkların en rezili siyasi alçaklıktır...
Buna bir de mezhep ve dini karıştırırsan, bildiğin şerefsizlik çıkar ortaya. İşte şu anda onu yaşıyoruz. Üstelik bunun bedelini, bütün millet ödüyor... Bari zavallı Suriyelilere yardım edebilsek. Onu da yapamıyoruz.
Ne kadar yetenekli olursa olsun bütün katiller hata yapar. Körebe de yapmış, muhtemelen biz farkında değiliz. Yapmadıysa bile yapacaktır. Neler gördük, neler yaşadık bu meslekte. Şeytanın bile aklına gelmeyecek cinayet planları, en usta polisiye yazarlarına taş çıkartacak kusursuz entrikalar ama aynı zamanda göz göre göre yapılan hatalar, o zeki katillerden hiç
beklenmeyecek aptallıklar... Şunu unutmayın arkadaşlar, hayat her zaman katilin aleyhine çalışır. Mutlaka bir açık verir, hiç istemese de ipuçları bırakır, yeter ki biz onları görmesini bilelim.