Doğa içinde hızlı bir tempoyla,savaşımlar,güçlükler,yenilgiler ve başarılarla sürdürülen çalışmaları,gideceği tropikal ülkede de yine tadına vara vara yapabilirdi.
Hayatında bir kez olsun bir sevgiyi tüm derinliğiyle yaşayıp tatmış değildi ; son günlere kadar.Ölümle pençeleşen oğlu Pierre'in yatağının başında neden sonra biricik ve gerçek sevgiyi yaşamış,ilk kez kendi kendini unutmuş,kendi kendini yenmişti.Bu sevgi her zaman için onun zavallı küçük hazinesi olarak varlığını koruyacaktı.Kendisine kalan tek şey sanatıydı,hiçbir zaman şimdiki kadar güvenmediği sanatı.Geride kala kala,yaşamı kendilerinden yana çekip alma güneri,yaşam bardağını dolu dolu kafalarına dikme becerisi kendilerinden esirgenmiş kapı dışındakilerin tesellisi kalmış,görmelerin ,gözlemlemelerin ve yaratıcılık eylemine içten içe gururla katılmaların o tuhaf ,soğuk, öyleyken dizginlenemez tutkusu kalmıştı.
"Çalışmaların ayakta tutuyor seni,doğru,ama bu çalışmalar sana haz vermeyip uyuşturuyor,serseme çeviriyor seni.O güzelim kuvvetinin yarısı yoksunluklarda ve her gün üstesinden gelmen gereken küçük çaptaki savunmalarda çarçur ediliyor.Bu uğraşlar sonunda ele geçen şey,olsa olsa mutluluk değil tevekküldür.Bunu da ,sevgili dostum,sana asla reva göremem."
-Tevekkül mü? Olabilir.Başkalarında durum farklı mı sanki?Kim mutlu?
+"Umudunu yitirmemiş kişi mutludur!"
"Şimdi ise uzlaşmaların,özverilerin ve küçük çapta geçici önlemlerin karmaşası içinde sıkışıp kaldın.Öyle bir karmaşa ki,senin gibi biri havasızlıktan boğulup gitmekten yakayı kurtaramaz."