Nasıl başlasam bilmiyorum… Aslında biliyordum kitabın ( karakterlerin ) canımı yakacağını ama bile bile okudum . Bir gece yarısı bitti ama onlarla beraber bende bittim . Ve garip olan şu : bitmeye de devam ediyorum . Ölümü hiç bu kadar yakın hissetmemiştim . Onun bu kadar acıttığını da . Çoğu insan ölmekten kendisi için korkar ; kaçımız geride bırakacağı sevdikleri için korktu ? Ben bunu ilk kez net düşündüm . izmarit düşünürken aklıma takılan şey şuydu : Onlar gittikten sonra geride kalanlara ne olacaktı ? Hayata bu kadar sıkı sıkıya tutunmaya çalışırken bir saniye sonrasında ne olacağını bilmemek ve ona rağmen hayaller kurmak zor ….
Kendimi kibrit gibi hissediyorum. Acılarımı , kırgınlıklarımı içimde yaşarım , bazen sessizce yanarım. Ama ya bir gün izmarit gibi birine aşık olursam ?( kötü anlamda değil ) Bundan korkuyorum. İlk defa bu kadar net korkuyorum : ölümden , yaşamdan , aşık olmaktan .
İzmarit , sevmek istedi . Birini yanmadan da var olunabileceğini göstermek istedi . Hayata bağlamak istedi . Kibriti…
Ama kendisi hayattan koptu . Kibrit yardım edemedi . Kendi için fedakarlık yapan kıza uzanamadı eli .
Bundan korkuyorum . Delice bir korku bu . Ne izmarit olmak istiyorum ne de ona benzediğimi hissettiğim kibrit gibi yanmak . Çünkü ikiside zor . Çünkü bazı sevmeler insanı hayatta tutamaz ; insanı hayattan koparır .