Yakup Coşkunoğlu

Askerî alanın yanı sıra idari, mali ve siyasi alanlarda da yapılacak reformları içeren bir program hazırlandı. 1794’te Nizâm-ı Cedid, yani “Yeni düzen” uygulanmaya başlandı. Arka arkaya mağlubiyetler alındığı için daha önceki devirlerde olduğu gibi yeniliklere ordudan başlandı. Fransa başta olmak üzere Avrupalı devletlerden askerî uzmanlar getirilerek, onların teklifleri doğrultusunda yeniliklere başlandı.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Avrupa Model Alındı III. Selim, artık büyük bir dönüşüm yapmadan imparatorluğu toparlayamayacağını anlamıştı. Kendisinden önce birçok padişah ıslahat yapmışsa da bunlar bir program dâhilinde olmamıştı. Tehlike kapıya geldiği zaman ıslahat yapılmış, uzaklaşınca bırakılmıştı. III. Selim, ıslahatlara girişmeden önce Avrupa’yı tanımak için elçiler gönderdi. Viyana’ya giden Ebubekir Ratib Efendi buradaki askerî sistemi ve diğer kurumları anlatan bir sefaretnâme, yani elçilik raporu kaleme aldı. Bu eseri inceleyen padişah kendi düşüncelerini de ilave ederek bir ıslahat programı hazırlamaya başladı. Ayrıca çoğunluğu ileri gelen devlet adamlarından oluşan 22 kişiye yapılması gereken ıslahatlar için layihalar hazırlamalarını emretti. III. Selim, bu görüşleri aldıktan sonra bir heyet kurarak yapılacak ıslahat için bir program hazırlanmasını istedi.
Artık dışarıya bakmayan Osmanlı dönemi sona ermişti. Lale Devri’nin en önemli özelliği Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk defa yüzünü Batı’ya dönmesidir. Daha önce yapılan “Islahat Faaliyetleri”nde Osmanlı’nın geçmişi örnek alınırken, bu dönemden sonra tam olarak olmasa da yavaş yavaş Avrupa örnek alınmaya başlandı. Avrupa’nın tam olarak örnek alınması ise 18. yüzyılın sonlarında olacaktı.
Osmanlı Devleti, 18. yüzyıla kadar kendi haşmetinden ve gücünden dolayı siyasi gelişmeler dışında Avrupa’da olup bitenlere fazla dikkat etmemişti. Nevşehirli İbrahim Paşa, Avrupa’yı tanımak gerektiğini fark eden ilk Osmanlı sadrazamıydı. Avrupa devletlerinin İstanbul’daki elçileri ile düzenli ilişki kurdu. Ayrıca Osmanlı tarihinde ilk kez Avrupa devletlerine gözlem yapmak üzere elçi gönderdi. Elçiler sadece askerî ve ticari antlaşma yapmaya gitmemişlerdi. Avrupalı devletlerin askerî gücü ve devlet yapısı ile ilgili bilgi edineceklerdi. İbrahim Paşa Viyana’ya (1719), Yirmisekiz Mehmed Çelebi Paris’e (1720-1721), Nişli Mehmed Ağa Moskova’ya (1722-1723) elçi olarak gittiler. Bu elçiler gittikleri yerde gördüklerini anlatan raporlar hazırlayarak sadrazama sundular.
Yeni kanunî düzenlemelerle bazı haklar tanınırken “Osmanlıcılık” fikri etrafında Osmanlı topraklarındaki bütün milletlerin bir arada tutulmasına çalışıldı. Şark Meselesi’nin en önemli dönüm noktalarından biri de 1853’te başlayan Kırım Savaşı’dır. Yunan isyanında Osmanlı aleyhinde birlikte hareket eden İngiltere, Fransa ve Rusya şimdi karşı karşıyaydılar. Kırım Harbi, Rusya’nın Karadeniz’e hâkim olma emellerine kısa bir süreliğine engel oldu ve Rusya yönünü Orta Asya’ya çevirdi. İngiltere ve Fransa, Osmanlı İmparatorluğu’nun Rus tehlikesinden kısa bir süreliğine kurtulmasına yardımcı olmuşlardı.