Burada bir ek bilgi daha verelim. Yeniçerilikten sonra onun bıraktığı boşluğu doldurmak üzere kurulan ve Yeniçeri kelimesine göre çok daha dinî bir anlam ifade eden Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye’nin de tarikatı vardı. Yani Osmanlı, yaşadığı bunca hâdiselere rağmen tarikatsız bir ordu düşünemiyordu. Bu kardeş tarikat Nakşilik değil, Mevlevilik’ti. Fakat bu “izdivaç”tan Yeniçeri-Bektaşî mahabbeti gibi bir birliktelik oluşmadı. Niçin? Bize göre önemli sebeplerinden biri bu ilişkinin tabii şartlar içinde değil ısmarlama oluşuydu; Devlet’in yönlendirmesiydi. Ismarlama işler ile birliktelik oluşsa da aşk ve mahabbet oluşmaz, oluşamaz.