Evet, bu dünyada insan vardır ki, birinin ruhuyla kalıbı arasındaki incecik bağı çözebilmek için, onun ruhuna kendi ruhunu çiğnetir. Alçalışının bahşişi olarak o ruhun yüzüne fırlattığı kalıbı parça parça etmekle de kendi iğrenç kalıbını korumuş olur.
Önümdeki uçurumu görmüyor muyum? Ben bir yere varmak için yürümüyorum. İnsanların "Olamaz, mümkün değil" diye bildikleri bir şey var. İşte onun yüzüne tükürmek ve çekilip gitmek için ilerliyorum.
HANCI - Biz seni artık gelmez sandık. Ölüler gibi, geriye dönülmez bir yere gittin biliyorduk.
HANIM - Ölülerden şu farkım var ki, onlar geriye dönseler bütün bıraktıklarını bulabilirler. Bense geriye döndüğüm halde...
Madem ki, akıldan imdat yok. Madem ki, akıl bir maşrapa su gibi alacağı kadar alıyor, yerin dibine geçsin o bir maşrapa su! Bırakın ruh tecrübesini yapsın!