Mehmet Zülfü Yarcel

Mehmet Zülfü Yarcel
@Yarcel
“Vuslat” “Pencere” “Beyaz Şapkalı Kadın” kitaplarının yazarı…
EĞRİ YOLUN DOĞRU YOLCUSU OLMAZ!!! Herkesin dilinde aynı olayın yankıları var , ki birçok olayda olduğu gibi bunda da yankılanıp kaybolacak, ve bu olayın ne zamandan beri süregeldiği, işin içinde tam olarak kimlerin olduğu bilinmiyor. Bildiğimiz tek şey bizlere yaradanın emaneti olan, o cennet kokulu çocukların nefsanî duygular uğruna, üç kuruş daha kazanmak uğruna , bu yalan ve rezil dünya uğruna feda edilmesi!.. Herkesin dilinde öfke kokulu sözcüklerin soğukluğu… Bu cümlelerle içimizi yakıp yıkan kor ateşi söndürmeye çalışıyoruz belki de… Daha söylenecek çok şey var da… Bunların yanında duyduğum ve artık kabak tadı veren birkaç cümle, “Bu insanlık nereye gidiyor, bu ülkede yaşanmaz, kime güveneceğiz…” gibi artık dile pelesenk olmuş, suçu hep bir başkasında arayan ve kendini o güruhtan ayrıştırmaya çalışan cümleler bunlar. Şunu unutmayalım ki hepimiz bu tür olayların yaşanmasında bir nebze de olsa suçluyuz!!! Neden mi?.. “Çocuklarınıza zengin olmayı değil, mutlu olmayı öğretin. O zaman sahip olduklarının fiyatını değil, kıymetini bilir.” Doğan Cüceloğlu’nun bu sözünü kaçımız duyduk veya duyduğumuz halde kaçımız anladık, daha doğru bir deyişle kaçımız bu cümleyi hayata geçirmeye çalıştık? Dinimizin bize söylediği “Oku!” emrini çocuklarımıza telkin ederken bunu daha çok bir meslek sahibi olmak ve sadece para kazanmakla eşdeğer tuttuk. Okumanın aslında kişinin kendisini bulma yolculuğunun ilk adımı olduğunu unuttuk, onu nefsinin ellerinin arasına bırakıp yok olmasını seyrettik… Maneviyatı değil sadece maddiyatı hayatın gerçek gayesi olarak anlattık. Hep oku çok para kazan , zengin ol, arabanı al, evini al, istediğin her şeye sahip ol… gibi cümlelerle doldurduk o kutsal emrin altını. Sadece tüketerek mutlu olabileceğini empoze eden Batı kaynaklı düşünceleri bizler de
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Yürüyeceğin her yolun sonunda kendine varacağını unutma!”
Edebiyat
SÜRGÜNLER ÜLKESİ!!! Son dönemlerde çokça gündeme gelen, insanların yüreğine hayata dair umutsuz duyguların tohumunu serpen olumsuz ve bir o kadar da üzücü haberlerle karşılaşıyoruz. Bu tarz yazıları bir yerlerde okuyunca ya da bu tarz haberleri izleyince televizyonda hepimizin yaptığı çok basit bir şey var: Tepkisiz bir şekilde tepki göstermek!.. Bu, artık bizlerde bir özellik olarak yer almaya başladı. Her şeye kızıyoruz, her şeye tepkiliyiz, her şeyi kınıyoruz ancak hiçbir şeye sesimizi çıkarmıyoruz. Sanki bana dokunmayan yılanın bin yaşaması için tüm çabamız. Peygamber Efendimizin (S.A.V) “Kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin, eliyle gücü yetmezse diliyle düzeltsin, diliyle de düzeltmeye gücü yetmezse en azından kalbiyle buğzetsin.” hadis-i şerifinin hep son kısmına uyuyoruz, sadece kalbimizle kınayıp duruyoruz. Hadisin başındaki eylemleri kulak ardı edip sadece bizim için en basiti olanı devreye sokuyoruz. Cümlelerimiz, içimizden haykırırcasına çıkarken dilimizden küçük fısıltılar şeklinde dökülüyor. Bizim bile kulağımıza ulaşmadan öylece kayboluveriyor tozun toprağın içinde!.. Göstermiş olduğumuz ya da göstermelik bir iki tepkiden sonra hepimiz kendi hayatımızın samimiyetsizliği arasına dönüyoruz. Okuduğumuz haberlerin sayfaları değiştirince geçeceğini, her şeyin bir sonraki sayfada düzeleceğini sanıyoruz ancak ateş düştüğü yeri yakıp yıkmaya kaldığı yerden devam ediyor!.. Son dönemlerde içinde bulunduğumuz durumu çok iyi şekilde ifade eden bir Nuri Pakdil cümlesi, aslında tüm dünya toplumlarını ve özellikle bizleri anlatıyor!.. “Bir ülke, utanma duygusunu yitirenlerle dolunca sürgünler ülkesi olur.” Şimdi bu cümleyi okuduktan sonra herkes önce aynanın karşısına geçip orada gördüğü kişinin utanma duygusunu hâlâ taşıyıp taşımadığına baksın, hem de
Edebiyat
“Dalından düşen her bir yaprak baharda yeniden tomurcuklanır da ömürden düşen yapraklar kuruyup gider birer birer.”
Hayata Dair
“Hüzün, bir tebessümün ardınca gizlenir.”
Sayfa 75 - Telmih·Kitabı okudu
Edebiyat