damlanın damlayı itişidir bu
dalganın dalgaya bindirişidir
ellerim lagaş'tan
hatuşaş’tan geliyor
sesim benim
gılgamış’tan
homeros’tan
dedekorkut' tan
ateşte ölmeyenim ben
suda boğulmayanım
ellerimde döndü dünyanın ilk tekerleği
ilk ateşti ilk sözüm, şu ellerimdi
mavi gök tanığımdır
yağız yer tanığımdır
altun güneş tanığımdır ki
dünyada ilk ben sevdim barışı
atlan nehirleri
kızarmış ekinleri
ormanlı baharlan
sever gibi sevdim
ilk ben barışı
yüzümde binlerce yıllık göçün
o evrensel çizgileri
dünyada ilk ben sevdim kavgayı
barışa varmak için
yarın ne olur bilirim ben
bahar gelir, otlar büyür
ölüm de yapraklanır
bir dağ bulur uzun uzun bakarım
bir çam ağacı gölgesi
güzel kokular veren
bir damla güneş görünce
sana da gülümseyeceğim yarın
bir uzun havadır munzur
mor bir katar gibi düzülüp gider
saz çalar akşamları pir sultan göçmenleri
gönlümün terazisi bozulup gider
koca fırat vura vura başını
hey fırat
fırat fırat