Çocuğu olmayan kadın erkeğin kibrinden ötürü dünyadan sürülmüştür. Erkek hayatını çocuğunun bedeniyle sürdürdüğünü ve yeryüzünde ölümsüzlüğe erdiğini düşünür.
Maddiyatçı erkek çocuksuz karısını yavaş bir intihar gibi görür... Ondan nefret eder, ondan ayrılmak ister ya da ölmesini arzular, onu düşmanı olarak bilir. Mansur Bey de maddenin hikmettiği, çelik gibi sert, mezar kadar doymak bilmeyen o erkeklerden biriydi. Kendi adını ve servetini devredeceği bir çocuk sahibi olma arzusu tatmin edilmeyince, erdemini ve güzelliğini şeytani kusurlar olarak gördüğü zavallı Selma'dan aldı öcünü.