Bir idam mahkumunun son günü Victor Hugo tarafından yazılan bir mahkumun giyotinle idamından önce son zamanlarındaki iç dünyasını anlatan bir kitap.
Kitap, idam cezalarının kaldırılmasına yönelik kısa bir tarihçe içeren önsöz ile başlıyor, daha sonra mini bir tiyatro ile devam edip asıl hikayeye geçiş yapıyor.
Kitabı okurken aklımda yesil yol filmi geldi sürekli ordaki sahne gözümde canlanıp durdu. Kitapta aynı o film gibi beni etkiledi özellikle mahkumun kızı ile konuşması..
Kızının babasını yanı mahkumu hatirlamaması..
Ne yazık! Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek, onu bütün kalbiyle sevmek ve (...) konuşurken, sizi tanımadığını fark etmek! Sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak!
VictorHugo bu kitapla dönemini eleştirerek idam cezasına taviz vermez bir tavırla karşı çıkmıştır.
Hayatta herkes için aynı olan bir şey varsa o da ölmektir.
Masallar, iskemleler,bina iskeleleri, arabalar kiralanıyor, hepsi izleyicilerle doluyordu. İnsan kanı içen tüccarlar avazı çıktıkları kadar: -yer isteyen var mı diye bağırıyorlardı.