"Seni o kadar çok seviyorum ki. Sana ihtiyacım var. Sensiz hayatta kalamam.”
İşte gerçek buydu. İkimiz için de gerçek buydu. Bu çılgın yolculukta o kadar ileri gitmiştik ki geri dönüşü yoktu.Ya şimdiye kadar anlatılmış tüm aşk hikâyelerini gölgede bırakacak bir sonsuzlukla mutlu olacaktık. Ya da birbirimizi yok edecektik.
“Aşkın canı cehenneme, Monroe. Aşk, hiçbir şeydir. Herhangi birine karşı sevgi hissedebilirsin. Benim senin için hissettiğim şey acı. Ruhumun bir parçasının bedenimin dışında yaşadığını bilmek ve şimdi onu bulduğum için kaybettiğimde öleceğimi bilmek...
Sahip olduğumuz şey bu. Aşk, ruh eşlerini asla bulamayacak kadar
şanssız insanlar için gölgede kalmış bir taklitten ibarettir. Bizim sahip olduğumuz ise her şey.”