Bu kitap, bir adamın (Birkan) peşine düştüğü gizemli bir yabancının (Yankı) izini sürerken aslında kendi geçmişinin dehlizlerine dalmasını anlatıyor. Ama öyle klasik bir takip hikayesi beklemeyin; Irmak Zileli, gerçekle hayalin, hafıza ile unutuşun birbirine girdiği şahane bir kurgu kurmuş.
Şimdi BuradaydıIrmak Zileli · Everest Yayınları · 20251,342 okunma
224 sayfa bir roman bi insanı nasıl bu kadar içine hapseder.. Bahar eriş’in okuduğum ilk kitabıydı son olmayacak belli oldu. Gönül rahatlığı ile arkadaşlarıma tavsiye edeceğim
yıllar sonra karşıma yine çıktın Zeze. kalbimi yumuşacık yapıp aynı zamanda nasıl paramparça ettin? bazı filmler yeniden izlenmeli yeni ben’inizle ve bazı kitaplar yeniden okunmalı. hani demiştin ya “ kalbimiz kocaman olduğu sürece sevdiğimiz her şey içine sığar” diye sen de oradasın artık benim için küçük bızdık..
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275bin okunma
Uzun zamandır böyle zorlanarak okuduğum kitap gerçekten olmamıştı. Çeviriden kaynaklı mı, üsluptaki yavanlıktan mı bilemiyorum ama tamamen kitap yarım bırakmayı sevmediğimden dolayı bitirdim. Bu tarz kitapları okuyup yaşam biçimini değiştiren, hayatına uygulayıp başarılı olanlar var(Mış) ben asla o kişilerden olamayacağımı bu kitapla yeniden anladım... Danki Metin Hara arka fonda kalkmış da bana “ayağa kalk hadi
kollarını açmanı istiyorum
kollarını aç ve zıpla
gülümse biraz hadi
gülümse
ve sarıl etrafındakilere” diyormuş gibi hissediyorum genelde.jshagak O dönemin şartlarından mıdır bilemiyorum ama sayfa 42 de geçen şu cümleden sonra kitabı bırakma aşamasına geldim. Cümle tam olarak:” Erkeklerin çoğu hayatlarını, geçinebilmenin yollarını arayarak tüketiyor. İşçiler, fakirler, kadınlar ve çocuklar ise bunu neredeyse hiç düşünmezler. Onların hepsi, hareketleri istemdışı arzuları ve dışarıdan gelen fikirler tarafından kontrol edilen “kuklalardır” “ şeklindeydi. Okudum ve sonra dedim ki “ Neeee?” Elle tutulur güzel şeyler yazmak isterdim ama üslup bu tarzdı ve çözüme yönelik asla bir şey yoktu. Daha muhafazakar bi bilinçle yazılıp günümüzde yaptığımız en doğal şeylere bile ağır bir dille yaklaşılmış. Nerden baksan olmamış yani...
Altını çizdiğim, durup düşündüğüm o kadar çok cümleler çıktı ki.. Sadece kitap boyunca süren şiirsel dil ve devrik cümleler bir yerden sonra iç sıkmaya başladı. Ortalarına gelince normal bi anlatım bekledim ama maalesef tamamı o şekilde devam ediyor.
Geçecek mi?Gökhan Çınar · Destek Yayınları · 2018723 okunma