Tefekkürün amacı kimin ne kadar zeki, kurnaz yahut malumatfuruş olduğunu ortaya koymak değil, bir hakikat yolcusu olmanın gereklerini yerine getirmektir.
Molla Sadra, felsefe geleneğindeki selefleri gibi, insanın yeryüzündeki varlığını bir seyrü sülûk, felsefeyi de bu yolculuğun akli kılavuzu olarak tanımlar.
Akıl bir ilahi lütufur. İnsanı diğer canlılardan ayıran bir nimettir. Haddini bildiği zaman bir nurdur. Doğru kullanıldığında bir hikmettir. Ama mertebeleri birbirine karıştırıp hakikati kendi tasarrufunda ve tasallutunda bir önermeye indirgediğinde bir külfet haline gelir. Nur iken zulmete döner. İrşad edeceği yerde ifsad eder.