Baskının zulmün kıyımın açlığın
Bir yerlerde kıstırılıp kalmanın susturulmanın
Aşk mutluluğunun ve eski hesapların
Aritmetiğini bile
Bunları bana bıraktınız
Size teşekkür ederim
Bir gün bir yerde şiiri gördüğümde
Hayatı da birlikte
Yalan söyleyemem
Ya param yoksa diye düşünürüm
Yani para satınalma gücü
Ürkerim
Örneğin yaşlı ağaçlar yaşlı deniz
Yaşlı çınar yaşlı ben yaşlı çevre
Bir uyum ya da başkaldırma
Sonunda kalkar gideriz
Ne güzel şey hatırlamak seni:
Ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...
Ne güzel şey hatırlamak seni:
Bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olsn elin ve saçlarında
Vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının ...
İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti
Bırtanem!
Son mektubunda;
"Başım sızlıyor
Yüreğim sersem! "
diyorsun
"Seni asarlarsa
Seni kaybedersem;"
diyorsun;
"Yaşıyamam! "
Yaşarsın karıcığım
Kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;
En fazla bir yıl sürer
Yirminci asırlarlılarda
Ölüm acısı
Ölüm
Bir ipte sallanan bir ölü
Bu ölüme bir türlü
Razı olmuyor gönlüm.
Fakat
Emin ol ki sevgili;
Zavallı bir çingenenin
Kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
Geçirecek sen eğer ipi boğazıma
Mavi gözlerinde korkuyu görmek için
Boşuna bakacaklar
Nazım'a